Dijital Hayat’da “4.5G Faturaları Arttıracak mı?” Konusu Konuşuldu

İnternet Geliştirme Kurulu Başkanı Serhat Özeren Dijital Hayat Programında Bilal Eren'in konuğu oldu.

1 Nisan 2016

4-5-g-faturalari-arttiracakmi

Her cuma TRT Radyo-1 de Teknoloji ve İnternet’in hayatımıza etkilerinin konuşulduğu, Bilal Eren’in sunumunu yaptığı Dijital Hayat programının bu hafta ki konuğu İnternet Geliştirme Kurulu Başkanı Serhat Özeren oldu.

Bilal Eren: 2015 Ağustos da ihale yapıldı, 1 Nisan hedefi konuldu ve dün gece on iki itibari ile hayatımıza girdi. Artık bugün hemen hemen herkes kullanmaya başladı. 4.5 G sanırım Türkiye’ye özgü bir şey mi? 4 v4 5 G den farklı bir teknoloji mi?

Serhat Özeren: Evet dün gece itibari ile sayın ulaştırma bakanımızın sayın cumhurbaşkanımızla beraber gerçekleştirdikleri ilk telefon görüşmesiyle beraber hayatımıza girmiş oldu. Bundan sonra etkilerini yakın zamanda çok daha fazla görüyor olacağız.

3G teknolojisini kullanırken de telefonlarımızın bazılarında 3,5 veya ( 5.16…….)gibi görsellerde görüyorduk. Bu teknoloji aslında IMT ihalesi teknoloji notu nötr bir ihaleydi. Bu ihale geçe sene gerçekleştirildi ve gayet güzel bir sonuçla devletin de kasasına ciddi bir rakam girişiyle beraber bu sonuçlanmış oldu. Teknoloji hızlı ilerliyor. 4 G ile başlayan süreç teknolojinin daha iyi noktalara gitmesiyle beraber geldiğimiz noktada LTE yani long term evolution dediğimiz kavram 4 G temelinde olan bir teknoloji. Bu LTE advance teknolojisine geçtik. Çünkü bu network sistemlerini yapan şirketler, baz istasyonları yapan şirketler aktif cihazlarını üreten şirketler teknolojilerini ilerlettikçe bizde de teknoloji, geçiş ve internet hızlarımız artmaya başladı. Avrupa Birliği’ndeki birçok ülke bu teknolojiyle buluştu. Ama onlar bize göre daha eski teknolojiyi kullandıkları için onlar 4 G diye adlandırdı. Biz daha yeni teknolojiyi kullandığımız için şuanda ki teknoloji 4,5 G teknolojisi olarak algılandı. 4 G advance teknolojisi şuanda bizim kullandığımız teknolojiye eş değer. Bizde 4 G LTE advance teknolojisini kullanıyoruz. Bu IMT ihalesi az öncede söylediğim gibi bir frekans yerlisi. Bu teknoloji nötr, teknolojiden bağımsız bir ihale. İleriki zamanlarda 5 G teknolojisi dünya çapında hazır olduğu takdirde bunun standartlarının belirlenmesi Dünya Telekomünikasyon Birliği tarafından oluşturulacak. Ondan sonra bu süreç içerisinde üretici firmalar 5 G teknolojisini tam anlamıyla hazır hale getirecek. Ve bu süreçten itibaren bu frekanslar üstünde 5 G ye hazır bir teknoloji uygulama şansları olacak.

Bilal Eren: Aslında bir anlamda 5 G ye bir kapı açtık.

Serhat Özeren: Çok doğru, bundan sonraki bütün adımda ileriye dönük olarak 5 G, 5 G Plus onun standartlarına dönük olarak mevcut frekanslar devam etmek üzere hızlı bir şekilde teknolojiye adapte edebilecek noktada olacak.

Bilal Eren: Asında kabaca şöyle söyleniyor. Dün kullandığımız teknolojiyle bugün saat on iki den sonra kullandığımız teknoloji on kat hızlanacak. Acaba gerçekten öyle mi?

Serhat Özeren: Bunda da tabi bazı bölgesel farklılıklar oluşturabilir. Örneğin şuan da 4,5 G teknolojisine sahip izin alınmış baz istasyonu sayısı yaklaşık on dört bin civarında.  Bunların aktif olarak hayata geçirilmiş noktalar altı bin civarında. Ve bunlar her gün bin iki bin civarında artarak devam ediyor. Tabi coğrafi olarak tüm Türkiye’yi kapsama alanı olarak baktığınız zaman bu süre biraz uzuyor olacak. Çünkü burada biraz işin ekonomiklik boyutu da önemli. Bütün Türkiye’yi bir anda kapsamak GSM işletmecileri için çok ( 9. 38  fizzy ber ?) bir durum değil. Onun için en çok ihtiyaç olan bölgelerde daha çok hayatımıza geçip diğer bölgelere biraz daha zaman içerisinde geçiyor olacak. Ama sonuçta bütün Türkiye bu hizmetten faydalanıyor olacak. Bazı farklılıkların oluşması, vatandaşlarımız bazı bölgelerde çok daha hızlı bir şekilde on kat veya daha hızlı bir şekilde görüyor olabilir. Bazı noktalarda daha az görüyor olabilir. Bunların hepsi şu anda kapasite planlamasıyla ilgili konular. Özellikle, İstanbul coğrafyasından bahsedersek Taksim, Etiler, Gayrettepe, Maslak gibi iş dünyasının yoğun olduğu bölgelerde yatırımlar devam ediyor. Ama daha çok data kullanımı yüksek olduğu için oralarda hız biraz daha beklemede olabilir. Şu anda yatırımların hepsi devam ediyor. O yüzden bölgesel bazı farklılıklar olabiliyor.

Tabi ki hızlı olmak internet teknolojileri açısından son derece önemli. Hız bize ne getirecek? Hızla beraber bir yan ekosistem canlanıyor olacak. Yani hızla beraber yapabileceğimiz uygulamalar artıyor olacak. Bu uygulamalar yavaş yavaş içerik bazında artıyor olacak. Mesela şuan cep telefonumuzdan web sayfaları üzerinden TV ve video seyredebiliyoruz. Ama asıl bu yüksek hızlı teknolojiye göre adapte edilmiş portaller değildir bunlar. Bu 4,5 G teknolojisi bize bir ortam hazırlıyor. Bu ortamı kullanarak ister yazılımsal anlamda geliştirerek ister medya anlamında geliştirerek içerik anlamında daha fazla geliştirerek bu teknolojiyi kullanarak biz çok daha farklı işler yapabiliriz. Bunlar akıllı ulaşım, akıllı şehircilik, akılı ev teknolojileri, uzaktan hasta takip sistemleri, uzaktan ameliyat, uzaktan eğitim gibi bütün kavramlar bizim hayatımızın içerisine daha fazla giriyor olacak.

Bilal Eren: O zaman yeni bir ekonomi oluşturacak.

Serhat Özeren: Evet yeni bir ekonomi oluşturacak ve bunların yerli olması bunların kendi iç bünyemizdeki ekipler, mühendisler, yazılımcılar tarafından yapılması son derece önemli. Bu içeriklerin oluşmasıyla beraber asıl 4,5 G teknolojisinin faydasını ondan sonra görüyor olacağız. Bundaki asıl amaç teknolojiyi ekonomiye kazandırmak, ekonominin faydasını oluşturmaktır. Özellikle Kobilerin bu teknolojiden faydalanması son derece önemlidir. Van’ da olan, Antalya’da olan, İzmit’te olan, Diyarbakır’da olan bir KOBİ dünyada ki eş değer iş yapan şirketlere rekabet durumunda kavuşmuş olacak. Çünkü arada mesafesel bir problem kalmıyor. Hatta başka bir ekonomik açıdan bakarsak iş seyahatleri oldukça sık yapılan bir uygulama. Tabi ki karşılıklı temas her zaman iyidir ama bu teknoloji sayesinde iş adamları aynı ortamdaymış gibi çok rahat bir şekilde toplantı yapabilecekler, konferansa katılabilecekler, mevcut bir konferansı izliyor olabilecekler.  Devamında haberleşme olarak adlandırdığımız bazı alışkanlıklarımız değişecek. Örneğin cep telefonuyla konuşurken cep telefonu bize kiminle konuştuğumu o anda niçin konuştuğumu istersem bunları not halinde alıp bir arşivde toplayarak benim adıma bir toplantı ekranında sunum dahi yapabilecek. Bunlar ileriki dönmelerde hayatımıza bol miktarda girecek uygulamalar olacak. Yine bir örnek verecek olursak, rahatsızım ama evden çıkamıyorum. Yine bir cep telefonundan görüntüleme sistemiyle muayene olmam gerekiyor. Eve bir cihaz getiriyorum. Bu cihaz cep telefonuna bağlanarak direk karşımda doktor ve benim bütün her şeyimi uzaktan takip edebiliyor. Beni görebiliyor, dinleyebiliyor ve bu sayede uzaktan hasta takip performansı artıyor olacak.

Eğitim sektöründe eğitim fırsatı çok önemli. Biliyorsunuz coğrafi sıkıntılarımız var. Uzaktan eğitim sayesinde bu coğrafi bölgelerin hepsi bir birine yakınsamış olacak. Bunu 4,5 G teknolojisi üzerinden yapabilecekler. Hatta sanal gerçeklik uygulamaları     nı kullanarak sanki o an anda onun yanındaymış gibi bu eğitim ve konferansları takip etme imkânları olacak.

İnternet hızlı oldukça bu teknolojilerin hepsi bir anlam kazanacak. Hayatımıza daha da konfor sağlıyor olacak, hayat standartlarımızı yükseltiyor olacak. Bunların maliyetleri daha da düşüyor olacak. Çünkü bu işte alt yapı çok önemli. 4,5 G teknolojisi bize bu hizmeti veriyor. Artık bundan sonra bu yan konuları geliştirmek ve daha çok üretmek ve bu konuda rekabet anlamında da dünya şirketleriyle de rekabetçi bir hale getirmek gerekiyor.

4-5-g-faturalari-arttiracakmi-01

Bilal Eren: bunu kullanan kurumsal firmalar olduğu gibi bizi dinleyen genç arkadaşlarda var. Hep genç girişimcilere iş fırsatı da doğmuş oluyor.

Serhat Özeren:  Çok doğru. Benim bir görevimde İstanbul Teknik Üniversitesinde teknokentte yönetim kurulu üyesiyim. Orada binlerce start up firması genç arkadaşlarımızın projeleri geliyor. Belirli değerlendirme süreçleri oluyor. Yatırımcılarla bir araya geliyorlar. 4,5 G den sonra bu konular özellikle çok canlanacak.  Çünkü düşünüp daha önce teknolojik hız olarak yapamadıkları birçok konuyu artık daha hızlı bir şekilde yapıyor olacaklar. Ben inanıyorum ki önümüzdeki dönemlerde bu tip start up projeleri genç fikirlerde yeni teknoloji kullanan bir çok proje hayatımıza girecek ve önümüze gelecek.

Bilal Eren: Bunun dezavantajları ne olacak. Mesela faturalar yükselecek mi? Paketlerimiz yetecek mi? Hep böyle sokakta ki vatandaşında merak ettiği şeyler var. hızlı interneti aldık süper tamam ama birazda bu yönünü sormak isterim.

Serhat Özeren: Bu vatandaşlarımızın haklı olarak sorduğu bir soru. Bu tamamen kullandıkları internetteki trafikle alakalı bir konu. Geçen data miktarı bilgi miktarı ile ilgili bir konu. Ben 3 G kullanırken yaptığım işlerin ayısını 4,5 G teknolojisiyle yapıyorsam hiçbir ilavesi olmayacak. Hatta GSM işletmecileri dünden beri açıklamalar yapıyorlar. Kotaları iki katına artırdık ve şu anda hiçbir şekilde kota uygulaması yapmıyoruz. İlk a kotayı aşanlara herhangi bir ücret ödettirmeyeceğiz. Bir ay sonunda hangi potansiyeli kullanıyorsa ona göre kendisi kotasını belirleyip bunu seçerek hayatına devam edebilir diye. Bu teknoloji bize hız kazandırıyor. Tabi hız kazandırdığı için bazı alışkanlıklar değişebilir. Eskiden birisi bir saatte on tane müzik indirip sonradan bunu dinlemek istiyorsa şimdi bir saat içerisinde belki yüz tane müzik indirebiliyorlar. O zaman daha çok trafik ve daha çok data kullanmış olacak. Bunları kendisi ölçmesi gerekiyor. Ve uygun oldukları kotayı seçerek buna göre hareketlerini ve alışkanlıklarını da değerlendirmeleri gerekiyor.

Bilal Eren: Bunu kontrol edebileceğimiz uygulamalarda var.

Serhat Özeren: Evet var tabi ki. Aynı zamanda bilgi teknolojileri iletişim kurumunun da hazırladığı bir uygulama var.  Bu veri hesaplama programı.  Oradan günde kaç tane elektronik posta alıyor, gönderiyor, kaç tane sosyal medya hesabından giriş yapıyor ve bunları da herhangi bir video yüklüyor yüklemiyor a göre orada çalışma yapılabiliyor. Ve bunun sonucunda ne kadarlık bir data kullandığını görebiliyor. En doğru sağlıklı sonucu da bir ay sonunda operatörlerinden yaptıkları alışkanlıkları görerek kendilerine uygun kotayı seçerlerse her hangi bir sürprizle karşılaşmazlar. Özellikle veri kullanımı bölümünde hangi uygulamadan ne kadar data kullandığını rahatlıkla görebiliyorlar.  Tabi 4,5 G teknolojisi önemli bir kavram. Yanlış anlaşılma olmasın diye bazı şeyleri de aktarmak lazım.  Haberleşmede önemli olan bütün hızlar eşit ise sabit bir hızda iletişim sağlayabilirsiniz. Ama birbirine bağlı haberleşme sistemlerinde sizi hızınız en düşük hıza göre ayarlanır. Ama girdiğiniz web sayfası yavaş ise otomatikman siz de o web sayfası kadar hızlısınızdır. Bundan dolayı o web sayfasının yavaşlığı aslında internetin yavaşlığıyla alakası yok. Yine kullanılan cep telefonu önemli. Kullandığı modem hızlıdır ama cep telefonunun işlemcisi yavaştır. Otomatik olarak işlemcinin yavaşlığı kadar biz hızla internete bağlanırsınız.

Bilal Eren: Bulunduğunuz yerdeki o baz istasyonunda ki hızda önemlidir değil mi?

Serhat Özeren: Çok doğru, baz istasyonlarının da belirli bir kapasitesi var. İhtiyaç oldukça bu kapasiteler artırılıyor. Bir bölgedeki baz istasyonu en fazla belli bir sayıyla kullanıcıya hizmet verebiliyor. O sayı arttıkça diğerlerini beklemeye alarak hizmet vermeye başlıyor. Ama işletmeciler de bunları sürekli ölçümlüyor. Monitörler üzerinden networkleyip izliyorlar. Ona göre yatırımlarını yapıyorlar. Tabi baz istasyonu kavramı bu konuda çok önemli. Bu konudan biraz bahsetmek istiyorum. 3 G veya 4,4 G teknolojisi olsun GSM mobil haberleşmenin temel aracı baz istasyonudur. Zaman zaman bazı vatandaşlarımızın baz istasyonu hakkında hassasiyetleri olduğunu gözlemliyoruz. Dünya Sağlık Örgütünün dünyadaki baz istasyonlarıyla ilgili belirli standartları var. Ve yine Dünya sağlık Örgütüne bağlı ISIP diye bir kuruluşu var. Dünyada baz istasyonlarının çıkış gücü 40 voltametre olarak kabul edilmiş. Yani bunun altında çıkış gücü olanlar güvenli olarak adlandırılıyor. Türkiye’de bilgi teknolojileri iletişim kurumu bu değeri 9,1 voltametre olarak algılıyor. Bunu dört kat daha güvenli noktaya taşıdı. Yine Fransa Almanya gibi ülkelere baktığımızda coğrafi ve ya nüfus yoğunluğu olarak bizimle hemen hemen aynı büyüklükte ülkeler. Bu ülkelerde bizim şu anda kullandığımız baz istasyonlarından bir buçuk kat daha fazla baz istasyonu var. Bu ülkeler bu yatırımları yapıyor. Aynı şekilde baz istasyonu üreten şirkete bakıyoruz dünyada dört tane şirket var. bütün dünyadaki şirketler bu baz istasyonunu kullanıyor ve Türkiye’deki baz istasyonları da Amerika Fransa ve Almanya’daki baz istasyonlarıyla aynı. Vatandaşımızın sağlıkla alakalı bu konuda endişe etmesine gerek yok. Cep telefonlarının daha iyi çekmesini ve bağlanmasını istiyorlarsa baz istasyonunu iyi görmesi ve iyi sinyal alması gerekiyor. Eğer baz istasyonunun sinyal seviyesi iyi ise cep telefonunun harcadığı kalitede düşer yaydığı elektromanyetik alanda azalır. Baz istasyonları binlerce metre uzakta fakat cep telefonları yanımızda. Bu yanlış anlaşılma sizlerin aracılığıyla giderilmesi lazım. Bununda denetimi bilgi teknolojileri denetim kurulu tarafından yapılıyor. Ve biz Dünya Sağlık Örgütünün uluslararası standartlarına göre güvende bir ülkeyiz. Bununda en temelinde yapılan çalışmalar gösteriyor ki Türkiye’de baz istasyonlarıyla ilgili insan sağlığına, çevreye zararlı herhangi bir sıkıntısı yok.

Bilal Eren: Sosyal medyada bir söylenti gezdi hızlı araba çok benzin tüketir misali hızlı internette telefonumuzun şarjını çok mu hızlı bitirecek?

Serhat Özeren: Aslında tam tersi olacak, bitirmeyecek çünkü aynı işi önceye göre daha kısa sürede yaptığı için pil süreside uzuyor olacak. Birde vatandaşlarımıza şunu söylemek istiyorum ki eğer bulunduğunuz bölgede sinyal seviyeniz düşük ise birileri orada bulunan baz istasyonunu kaldırmış demektir. Bu doğru bir yaklaşım değildir.

Bilal Eren: Geçen haftada anayasa mahkemesi bir karar verdi şimdi sizde onun üzerine buna cevap vermiş oldunuz.

Serhat Özeren: Anayasa mahkemesine bu konuda daha önceden açılmış bir dava vardı. Anayasa mahkemesi bu davayı iptal etti. Ve baz istasyonları konusunda önümüzdeki sıkıntılı süreçlerden bir tanesi gitmiş oldu. Bu konuda imar kanununda bir değişiklik daha yapılması gerekiyor. Özellikle fiber optik hatlarının ülkemizde daha fazla yer bulması için imar kanununa da ihtiyacımız var. baz istasyonunun önündeki bu engelinde kalkması gerekiyor.

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap