Dijital Hayat’da Bu Hafta Kişisel Belgeselcilik Ve İnternet Konuşuldu

Dijital Creative Ajans Başkanı Tasarım Uzmanı Barış Özcan Dijital Hayat Programında Bilal Eren'in konuğu oldu.

17 Temmuz 2015

kisisel-belgeselcilik

Her cuma TRT Radyo-1 de Teknoloji ve İnternet’in hayatımıza etkilerinin konuşulduğu, Bilal Eren’in sunumunu yaptığı Dijital Hayat programının bu hafta ki konuğu, Dijital Creative Ajans Başkanı Tasarım Uzmanı Barış Özcan  oldu.

Öncelikle kişisel belgeselcilik diye bir tabirin literatürde olmadığını bunun kendi oluşturduğu bir sıfat olduğunu söyleyen Özcan, küçük yaşlardan beri belgesel izlemeyi çok sevdiğini daha sonra bunu yavaş yavaş hobiye ve arkasında da mesleğe çevirdiğini ancak şuan bile tam anlamı ile dönüştürdüğünü söyleyemediğini, o yolda ilerlediğini belirtti.

Bugüne kadar Afrika ya dair  hem doğa hemde tarih ile alakalı  belgeseller çektiğini, geçtiğimiz yıldan bu yana da Cnn Türk kanalında Bünyamin Sürmeli ile beraber doğa, çevrim ve iklim üzerine bir belgesel serisine başladıklarını söyleyen Barış Özcan, belgeselin kendisi için bir tutku olduğunu da sözlerine ekledi.

Herkes Kişisel TV’cilik yapabilir mi?

“Belgesel çekmek, büyük ekipler ve pahalı ekipmanlar kullanılarak uzun süre çalıştıktan sonra oluşturuluyor” diyen Özcan, İnternet ve teknolojinin hayatımıza yaptığı en büyük katkılardan birinin dağıtım kanallarını sunmuş olmasını, işitsel yayıncılık yapmak isteyenlerin soundcloud veya podcast formatında ki platformları kullanabileceklerini söyledi.

Herkesin kişisel Tv’cilik yapamayacağını ancak başta Youtube olmak üzere video yayınlayan platformların kullanılması ile kişisel Tv’ciliğin bu şekilde yapılabileceğini, canlı yayın yapmak isteyenlerin ise Periscope uygulamasından faydalanabileceğini belirtti. Kişisel olarak belgeselciliği devam ettirebilmek için Youtube uygulamasında kanal açarak içerik ürettiğini söyleyen Özcan, bu mecrada her pazar saat: 09.00-11.00 arasında yayında olduğunu içerikleri mümkün oldukça bilgilendirici ve önemsediği hikaye anlatıcılığı kurallarına , kavramına uygun olarak anlattığını belirtti. “Hikaye anlatıcılığı insanlık tarihi kadar eski bir kavram ve aslında insan olmanın gerektirdiği bir anlatış biçimi” diyen Barış Özcan, bunun hayat bilgisi derslerindeki kompozisyon yazma kurallarına benzetilebileceğini söyledi.

Kişisel Belgeselcilik ne demek? 

“Belgeselde gerçek hayattan belgeleri arayıp bir hikaye eformun da ortaya çıktığı için ben buna kişisel belgeselcilik adını verdim” cevabını veren Özcan, İnternet ve teknoloji olmasaydı bunu yapabilecek ses kayıt ve cihazlarına erişemeyeceğini ve artık insanların telefonlar ile sürekli bir şeyleri belgelediklerini söyledi.

Henüz selfie kavramı ortaya atılmadan önce bir proje başlamaya yapmaya başladığını, 4 yılı aşkın süre önce her gün kendi fotoğrafını aynı noktadan çektiğini bunları arka arkaya ekleyerek 1.5 dakikalık bir video oluşturduğunu ve bu videoyu izlediğinde 4 yıllık hayatının gözünün geçtiğini yaşlandıkça kendisi ile beraber yaşlanan bir kişisel belgeselinin olduğunu söyledi.

kisisel-belgeselcilik-01

“Eskiden ismini bile vermeye çekinen insanlar şimdi her anını paylaşıyor “

İnternet ve teknolojinin bize iyi hikaye anlatma formuna dönüştürebilecek her türlü kaynağı sunduğunu, insanların kendi hikayelerini sosyal medya da anlatmaya alıştığını söyleyen Özcan, “Facebook gibi güçlü bir sosyal medya aracı hayatımızın her anını belgelemeye teşvik ediyor, bu şekilde kültürel bir değişim başladı ve eskiden ismini bile vermeye çekinen insanlar şimdi her anını paylaşıyor” dedi.

Radyo ve Televizyon devri bitiyor mu ?

Radyoculuk ve televizyonun özel bir görevle hayatımızdaki yerini koruduğunu, radyonun eskiden olduğu kadar dinlenmese de aynı anda başka bir iş yapıldığında radyo dinlemekten insanların başka şansının olmadığını belirten Özcan, Televizyonun da yatsınamayacak kadar büyük bir güç olduğunu ancak kişisel ve erişebilir olmasından dolayı İnternet’in çok önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

“Her geçen gün izleyiciler daha çok Youtube gibi mecralarda vakit geçiriyor” diyen Özcan, bu eğilimin daha kişisel, interaktif ve karşılıklı etkileşim daha güçlü olduğunu belirtti.

“İnternet ve teknoloji sayesinde etkileşime girebiliyoruz” 

Tv’de izlenen belgeselci ile sohbet edemediğinizi ancak Youtube kanalında belgeselci ile yorum yaparak etkileşime geçerek kendi fikrinizi söylebileceğinizi ve cevap alabileceğinizi söyleyen Barış Özcan, “İnternet ve teknoloji sayesinde etkileşime girebiliyoruz”dedi.

Televizyona sanat, tasarım ve teknoloji konularını taşımak istediğini ancak yapımcıların bu konuların çok fazla reyting yapmayacağını düşündüğünü söyleyen Özcan, teknolojinin insan hayatını nasıl etkilediğini, nasıl dönüştürdüğünü, bireyleri değiştirince toplumu nasıl etkilediğini, kültürel değişime nasıl sahne ettiğini gösteren belgeseller yapmak istediğini söyledi.

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap