Dijital Hayat’da CNR Kitap Fuarı Konuşuldu

Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Hamdi Turşucu ve Basın Yayın Birliği Başkanı Münir Üstün Dijital Hayat Programında Bilal Eren'in konuğu oldu.

4 Mart 2016

cnr-kitap-fuari

Her cuma TRT Radyo-1 de Teknoloji ve İnternet’in hayatımıza etkilerinin konuşulduğu, Bilal Eren’in sunumunu yaptığı Dijital Hayat programının bu hafta ki konukları Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Hamdi Turşucu ve Basın Yayın Birliği Başkanı Münir Üstün  oldu.

Bilal Eren: Bu Basın Yayın Meslek Birliğinin düzenlediği bir organizasyon. Bununla ilgili bilgi almak istiyorum.

Münir Üstünbey : Evet,  Türkiye Basın Yayın Meslek Birliği, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın, Kütüphane ve Genel Yayınlar Müdürlüğünün, İstanbul Kültür aş.’nin, İl Milli Eğitim ve Kültür Müdürlüğünün büyük destekleriyle bu sene CNR Kitap Fuarının üçüncüsünü yapıyoruz. Tabi ki burada çalışsan arkadaşlarımızın da özverili çalışmalarıyla bu güne kadar geldik. Bizim için ilk yıl çok riskliydi. O riski göze alarak başladık ve bu sene de üçüncüsünü yapıyoruz. Bu sene çok farklılıklar var. Fuarımız hem metre kare olarak hem de ziyaretçi sayısı olarak yaklaşık yüzde otuz büyüdü.

Kitap fuarlarının herhâlde ortak özelliklerindendir çocuklar ki bunu dünyanın neresine giderseniz gidin aynı şekilde yerlerde oturan çocuklara kadar görürsünüz.Bu seneki önemli temalarımızdan bir tanesi “engelsiz bir dünya”. Engelsiz dünya platformunun burada platformları var. Engelli yazar arkadaşlarımız var. Kitaplarının imza günleri var. İşaret dili şarkıları, engelsiz kalemler, sessiz konferans gibi birçok etkinlik yapacaklar. Engelsiz vatandaşlarımızı, İstanbul’da kitaba gönül vermiş vermemiş herkesi fuarımıza bekliyoruz.

Bilal Eren: Merak ettiğimiz bir konu bu, teknoloji ve internet kütüphaneleri nasıl etkiliyor?

Hamdi Turşucu: Kütüphaneler deyince bunların birçok başlığı var. Halk kütüphaneleri, çocuk kütüphaneleri, okul kütüphaneleri, ihtisas araştırma kütüphaneleri diye başlıklar uzar gider. Ama ben halk kütüphaneleri üzerinden konuşacak olursam halka kütüphaneleri diğer ihtisas kütüphanelerinden biraz farklı. Sayın bakanımız Mahir Ünal’ın bize açmış olduğu mecra üzerinden konuşacak olursam artık yaşayan kütüphaneler konsepti üzerinden yürüdüğümüz bir koridoru ifade etmektedir.

Bilal Eren: Yaşayan kütüphaneler ne demek?

Hamdi Turşucu: Uganda’da da Kanada’da, Amerika’da da fark etmez geldiğimiz bu çağda sanki kütüphaneler zamanın dışında kalmış gibi algılanabiliyor.

Bilal Eren: Eski çağlardan gelen bir şeymiş gibi.

Hamdi Turşucu: Aslında eski çağlardan gelen bir şeydir. Böyle olması da iyi bir şeydir. Kadim bir kökeni vardır. Bu şekilde olması aslında kendi içinde kendisinin dayanıklılığını da ifade ediyor. Tabiri caizse kütüphaneler modern çağ öncesinde de vardı modern çağ sonrasında da olacak.  İnsan etten kandan olduğu müddetçe motive olabileceği dingin mekânlara ihtiyacı bitmeyecek. İsterse elinde telefonu olsun isterse gözünde en gelişmiş teknolojiye sahip dijital bir gözlüğü olsun fark etmez. Gittiğinde illa not almak kaygısıyla veya illa bir öğretmenin zorlamasıyla veya icbar etmesiyle çalışmak farklı bir şey, sizi kimsenin zorlamadığı bir mekana adım atıp başka bir bahaneyle de olsa orada sizin yaşıtlarınızın oturup bir şeyler araştırdığını görüp ondan örnek alıp keyifle işin üzerine gitmeniz apayrı bir şey.

Bilal Eren: Aslında sizin söylemek istediğiniz şey mekancılık ruhunun kaybolmadığı yerler.

Hamdi Turşucu: Evet mekanında bir ruhu vardır. Veya canı tatlıdır. Ve ya o canını size ifade eder. Bu mekânın başlığı altında en iyi verilecek örneklerin başında bence kütüphaneler gelir. Bizde kütüphanelere o hassasiyetle yaklaşıyoruz. Özellikle bakanımız Mahir beyin gösterdiği hedefler doğrultusunda bu hassasiyetimiz bir aç kat daha arttı. Buna mümasil olmak üzere biz elbette ki çağın ruhunu ve gerekliliklerini o mekanın içerisine de koyuyoruz. O mekanı da o çağla, o şehirle, o toplumla, o insanla buluşturma gayreti içerisindeyiz. Buluşturdukça da sizin hiç bir şey yapmanıza gerek yok. O insan, o toplum, o mekan, o şehir kütüphanenin içerisine giriyor. Çünkü kütüphane o şehrin içerisinde, şehirde o kütüphanenin içerisinde.

Bilal Eren: Akıllı telefonların ekranı o kütüphane ortamının verdiği hazzı vermiyor mu?

Münir Üstünbey: Vermez tabi ki. Bugün biz Hamdi beyle dünyada birçok kütüphaneye gidiyoruz. Öyle özel yerler var ki o havayı kesinlikle vermiyor. Tabi ki vapurda tabletten bir şey okumak keyifli ama o kütüphane ortamında bulunmak o havayı solumak daha farklı.

cnr-kitap-fuari-01

Bilal Eren: Örneklerden bahsetmiştiniz. Onları söyleyebilir misiniz?

Hamdi Turşucu: Yani halk kütüphaneleri diye baktığımızda Türkiye’de önemli merhaleler kat edilir aslında. Bizde resmi olarak kütüphane yayınları genel müdürlüğüne, kültür ve turizm bakanlığına bağlı bin yüz otuz tane kütüphane var. Fakat bizim uhdemizde olmayıp da halk kütüphanesi hüviyetinde olan yerel yönetimlere bağlı çeşitli kurum kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşlarına bağlı halk kütüphaneleri de var. Ama en azından ben bizim ilgili olduğumuz kütüphane yayınları genel müdürlüğüne bağlı olan halk kütüphaneleri üzerinden hareket edecek olursam yaşayan kütüphaneler bağlamında burada da birkaç ipucu da vermek istiyorum. Bir kısmı yaşayan kütüphaneler çerçevesinde değerlendirilebilecek seviyedeyken bir kısmı da buna yakın seviyede. Diğer kısmı da bun uzak şekilde. Biz hemen hepsinin yaşayan kütüphaneler olarak konumlandırılması için kolları sıvadık. Önümüzdeki günlerde aylarda kütüphanesi olmayan ilçe kalmayacak. Artı olarak kütüphanesi ola büyük ilçe ve illerimizde daha fazla kütüphane açma noktasında da hızlı bir gayretin içerisinde olacağız. Ama yaşayan kütüphane deyince sadece kitabın ödünç alındığı, raflarla masayla sandalyeyle kütüphanede hizmet veren kişiyle muhatap olduğumuz bir mekandan bahsetmek olmaz. Kütüphane üzerinden şehri de soluyabileceğiniz bir mekandan bahsediyoruz.

Münir Üstünbey: Yaşayan kütüphaneye örnek vermek gerekirse Gülhane de Ahmet Hamdi Tanpınar Kütüphanesi var. Orayı ziyaret ederek yaşayan kütüphanenin ne demek olduğunu görürler.

Hamdi Turşucu: Kesinlikle öyle. Canı var, ruhu var, karakteri ar. Aslında o duruşu ve kimliği içinde bulunduğu şehirden de alır. Bizde bu kimliği ruhu bir araya getirmeye çalışıyoruz. Eğer siz şeri teneffüs etmek istiyorsanız kütüphaneye gitmeniz gerekiyor. Kütüphaneye gittiyseniz o şehri hem teneffüs edersiniz hem yaşarsınız. Halk kütüphanesi deyince yediden yetmişe her kesime hitap eden kütüphanelerden bahsediyoruz. Peyderpey kendi yenilenmesini gerçekleştirmesi gerekiyor. Eğer yenilenmeyi gerçekleştiremezse güncel kalamaz. Ve bu koleksiyonda yediden yetmişe herkese hitap etmesi gerekiyor. Aslında kütüphane şehrin bir model merkezi, bir kültür merkezi olacak. Örekelerini giderek arttıracağız.

Bilal Eren: Fuarlar bu anlamda içerisinin güncellenmesinde etkili olur mu?

Münir Üstünbey: Şuanda zaten Hamdi bey ve ekibi bunun için buradalar. Şimdi bu fuarda bir sürü uzman arkadaşımız kitaplara bakıyorlar, yeni çıkan kitapları kontrol ediyorlar, gözden çıkmış kitapları tespit ediyorlar. Ve yılda iki dönem kütüphanelere kitap alınıyor, bu kitaplarda yayıcılardan alınıyor. Kütüphaneler bu şekilde besleniyor. Hem ruhunu hem içeriğini hem de içerdeki kıymetli kitapları da tekrar gün yüzüne çıkartıyorlar. Böyle bir misyonları var. Ben bir yayıncı olarak Hamdi beye ve ekibine teşekkür ediyorum.

Hamdi Turşucu: Yayıncılar arasında elbette ki bir rabıta olmadığı sürece o beslenmeyi sağlayamayız ve hücreyi de yenileyemeyiz. Yani yayıcılar olamadıktan sonra biz kütüphaneler olarak biz tutup eski kil tabletlerimi saklayacağız. Bu ülkede doğru bilinen yanlışlar ve yanlış bilinen doğrular var. o mevzuda bilinen yanlışlardan bir tanesi bu ülke kitap okumuyor derler. Bu ülkede geçen sene basılan kitap sayısı yirmi milyon civarında. Bu sayı kırk sekiz sayfanın altındakiler hariç. Hepsi beraber altı yüz milyondur. Bu sayıda basılan kitap satılmazsa basılmaz, okunmazsa satın alınmaz. Kitap demek şu demek, bir yılda nüfusa böldüğümüzde kişi başına sekiz kitap düşer. Önceki senenin istatistiklerine bakıldığında hep artan bir rakam var. 2002 yılında on altı bin küsurdu, 2015 de bu sayı elli altı bin dört yüz on dört. Yeni başlık yayımlamada ve basmada dünya onuncusuyuz. Ve geçen seneki kitap piyasası büyüklüğümüz bakımından baktığımızda da dünya on birincisiyiz.

Münir Üstünbey: Bunu açıklayan dünya yayıncılar birliğidir. Her sene bunu Frankfurt’ta açıklıyor öğreniyoruz.

Hamdi Turşucu: Bizim yaptığımız araştırmalarda da bunun sağlaması yapılıyor. Elbette ki bunları söylerken eksiklerimiz ve tamamlamamız gereken noktalarda var, bunları da söylememiz gerekiyor. Bunların içerisinde basılan yayınlar genel olarak eğitim yayınlarıdır. Bunlar İngiltere’de Amerika’da da sayılıyor.

Kütüphaneyle yayımcılığın bağlantısında, kütüphane yayımlar genel müdürlüğü olarak biz dünyada ki fuarlara da yayıncılarımızı destekleyerek katılmalarını sağlıyoruz. Biz dünyadaki önemli fuarlara önemli yayıncılarımızla birlikte tabiri caizse çıkarma yapıyoruz. Dokuz farklı ülkede yayıncıları buraya davet etik.

Bilal Eren: Bu sene sanırım yabancılarda var.

Münir Üstünbey: Geçen senede vardı bir önceki senede vardı. Kütüphane yayımlar genel müdürlüğü teda projesinin yayıncılarını davet etmişlerdi. Bu senede var. Bu sene ayrıca Arapça yayınları özel bölümü var. Filistin, Lübnan, Suriye, Suudi Arabistan, Tunus, Ürdün ve Yemen’den yirmi beş yayıncı, bu yirmi beş yayıncıyı da temsil ettiği seksen yayınevi var. Ayrıca Hamdi beylerin getirmiş olduğu dokuz ülkeden on bir yayınevi burada. Onlar arasında Azerbaycan, Arnavutluk, Meksika, İngiltere, Almanya var. Uluslararası yayınevi olma yolunda ilerliyor.

Bilal Eren: Bu ISBN dediğiniz kitapların hepsini kütüphaneye aldınız mı?

Hamdi Turşucu: ISBN kitap başvurularını yapan kitap sayısı bu kadar. Bunlar içerisinde halk kütüphanelerinde olması istenen kitaplar var. Olması gerekmeyen kitaplarda var.

Bilal Eren: Sizin seçen bir ekibiniz mi var?

Hamdi Turşucu: Bizim bir kurulumuz var. O kurul marifetiyle karar veriliyor. Geçen sene bir milyon civarında kitap satın aldık ve kütüphanelerimize dağıttık.

Münir Üstünbey: Bu kurulun içerisinde STK lar da var. Devletten tedarik edilen bir kurul değil sadece.

Hamdi Turşucu: Bir milyon iki yüz bin kitap yetmez. Daha da fazlasını sağlamak için bütçelerimiz artıyor. Bundan on sene önce üç yüz bin civarındaydı.  Şimdi dört katına çıktı. Bu da yetmez. Yeni açacağımız kütüphanelerimizde var. Bakanımız göreve geldiği andan itibaren hem bütçemiz artırıldı hem de gereken hassasiyeti gereğinden fazla gösterdi, bizde ona yetişmeye çalışıyoruz. Bu yüzden teşekkürü bir borç bilirim. Kütüphaneler genel yayın müdürlüğü olarak yurt dışındaki çeşitli kitap fuarlarına onur konuğu olarak ve ya normal konuk olarak katılıyoruz. Katılırken sadece devlet olarak katılmıyoruz. Çeşitli yayıncılarımızı da götürüyoruz. Götürmekten kastımız, onlarda hem gidip dışardaki gelişmelere şahitlik ediyorlar hem de Türkiye’deki bastıkları kitapların teliflerini yurt dışında satıyorlar. Biz buna önemli otobanlar açıyoruz. 2020 de İtalya Bolonya’da dünyanın en büyük fuarı olan çocuk kitapları fuarı var. Bizde oraya onur konuğu olarak gideceğiz. Bu önemli bir olay ve uzak bir tarih de değil. Bu sayede biz birkaç gömlek daha yukarı çıkıyoruz.  Biz sadece raflara kitap dizmiyoruz. Böyle misyonlarımızda var. Kütüphanelerimizi biz şehrin kültür merkezi hatta merkezi olarak görüyoruz..

Bilal Eren: O konuyu soracaktım, kütüphanelerimiz teknolojiyi nasıl kullanıyor?

Hamdi Turşucu: Bizim dört yüz kütüphanemizde internet erişim merkezlerimiz var. Hangi sebeple olursa olsun yavrularımız, gençlerimiz, vatandaşlarımız bir şekilde kütüphanelerimizden içeriye bir sebeple adımlarını atsınlar isteriz. İster kitaplar için ister internet erişimi için. İnternet erişimi olarak önümüzdeki günlerde bunu daha da kuvvetlendireceğiz.

Münir Üstünbey: Eski televizyoncu olarak sorayım hocam e kitaplar kütüphanelere ne zaman gelecek?

Hamdi Turşucu: E kitap ile ilgili olarak Avrupa birliği projesini başlattık. Yaptığımız araştırmalar neticesinde hemen önümüzdeki aylarda inşallah hangi yöntemle biz kütüphanelerimiz içerisindeki verdiğimiz hizmetlerin içerisine e kitapları da geniş ve tafsilatlı bir şekilde koyacağımıza karar vermiş olacağız.

Buradan kütüphanecilerimize ve çalışanlarına teşekkür etmek istiyorum. Özveriyle çalışıyorlar. Bundan sonraki süreçte biz özveriyle çalışanlarımızın sayısını da arttırarak vatandaşlarımıza daha iyi hizmet vermek noktasında da sizin aracılığınızla önemli gayretimizi de paylaşmış olalım.

Bilal Eren: Güncel kitabı önemsiyoruz dediniz. Gençler bunu arıyorlar. Birde tabi ki internet erişimi.

Hamdi Turşucu: Tabletlerimiz ve onunla beraber kitaplarımızla beraber başka bir lige doğru koşacağız. Bunu elbette ki mekânın ruhuyla da tahkim ederek gidiyoruz bundan sonraki süreçte çok daha iyi olacak.

Münir Üstünbey: Şöyle söylemek de gerekirse dijital kitap klasik yayıncılığın bonusu değil. Sizin de elinizde yaklaşık ISBN ye kayıtlı dört yüz bin kitap var ama on bin tane kitap var yani yüzde onu bile değil. Ama buna yatırım yapılmazsa ilerde bu da olmayacak ve kütüphaneler açılmayacak, tabletler olmayacak o yüzden iş önce yayıncıya düşüyor.

Bilal Eren: o zaman şöyle diyelim; yayıncılar, kütüphaneciler, okuyucular hep birlikte çalışacaklar ve dijitali kullanmaya başlayacağız.

 

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap