Dijital Hayat’da “Denetim ve Özgürlük İkileminde Türkiye’de İnternet” Konusu Konuşuldu

SÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Dç. Dr. Murat Tumay Dijital Hayat Programında Bilal Eren'in konuğu oldu.

24 Temmuz 2015

denetim-ve-ozgurluk

Her cuma TRT Radyo-1 de Teknoloji ve İnternet’in hayatımıza etkilerinin konuşulduğu, Bilal Eren’in sunumunu yaptığı Dijital Hayat programının bu hafta ki konuğu İstanbul Kültür ve Turizm İl Müdürü Necdet Apaydın oldu.

Bilal Eren: İnternet’te özgürlük ve denetim ikilemi mevcut bu durum nerede başlar nerede biter?

Murat Tumay: Kesinlikle özgürlük ve denetim veya özgürlük ve güvenlik dengesi nasıl korunacak şu an için çok önemli bir soru, cevabı da kolay verilebilecek bir soru değil. İnternet artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası ve hayatımızı çok kolaylaştıran bir mecra, bu mecrayı  doğru kullandığımız zaman bireysel ve kurumsal olarak bir çok fayda elde edebiliyoruz. Ancak her imkanda her mecrada olduğu gibi İnternet’in kötüye kullanılabilmesi mümkün. Örnek olarak kolaylıkla İnternet suç için kullanılabilir, bu şekilde dezavantajları var diye de bize faydası olan bir mecrayı tamamen ortadan kaldırmakta çok mantıklı değil. Çünkü öbür taraftan faydaları, avantajları ve bize sunduğu hayatımızı kolaylaştıran imkanlar vazgeçilecek türden değil. Günümüzde sosyal medya dediğimiz yeni bir mecra yeni bir platform var ve çok yaygın bir biçimde kullanılıyor. Biz İnternet’te özgürlük ve denetim ikilemi ile ilgili raporumuzu hazırlarken İnternet’in bir suç platformu haline gelebilme durumundan ve insanların özel hayatına müdahale edilmesini göz önüne aldık bu durumlar mevcutken dahi insanlar özgürlük de istiyorlar, bu dengeyi nasıl sağlayabiliriz diye araştırmamızı gerçekleştirdik. Aslında bu konular temelde insan hakları meselesine dayanmakta, insan hakları bildiğimiz gibi insanların herhangi bir yükümlülük yüklenmeden herhangi bir şartı yerine getirmeden sahip olduğu temel haklardır. Bu temel haklarında korunması gerekiyor, Devlet’in bu temel hakları koruması bir yükümlülük.  Aynı zamanda insanlar toplum halinde yaşıyorlar, bir kamu düzeni olmak zorunda diğer bütün haklar gibi; yaşama hakkı ve ifade özgürlüğü gibi haklarımızı sınırsız bir şekilde kullanamayız, çünkü sınırsız bir şekilde kullanacak olursak bir başka insanın hakkında tecavüz etmiş oluruz. Dolayısı ileri de kaos ve anarşi ortaya çıkar, bu kaos ve anarşi engellemek bir yandan da insanların özgürce bu haklarını kullanabilme imkanını sağlamak için hukuk devreye giriyor, hukuk ve anayasalar işte bu durum için var. Anayasalar ne yapmakta, güçlü olan devlet karşısında insanların temel hak ve hürriyetlerini hukuk güvencesi altında korumaya alıyor. Hukuk Devlet’in dahi üzerinde olduğu için insan hakları , kamu düzeni, genel ahlakın korunması ve suç işlenmesinin engellenmesi gibi durumların dengesi hukuk ile sağlanıyor.

“İnternet Erişimi,  İfade Özgürlüğü Kapsamında Değerlendirilir”

İfade özgürlüğü diğer haklar gibi temel haklardan bir tanesi ve önemli bir hak. Önemli bir hak olmasının sebebi demokratik bir sistemin işleyebilmesi için olmazsa olmazlardan. Çünkü demokratik sistem kaba tabiri ile devletin insanlar tarafından yönetilmesi, dolayısı ile bu şekilde bir yönetim sistemin de problemlerin konuşuluyor olabilmesi, ve insanların problemler karşısında görüşlerini ileri sürebilmesi gerekiyor ve devletin politikalarını eleştirebilme şansına sahip olması gerekiyor. Bunların hepsi ifade özgürlüğü hakkının mevcut olmasının gerekliliğini zorunlu kılıyor. İfade özgürlüğü insanlar için var oluşsal bir düşüncedir, çünkü insan diğer canlılardan farklıdır. İnsan düşünebilen, kanaat gösterebilen ve düşüncelerini diğer insanlar ile paylaşabilen onlar ile konuşarak anlaşabilen bir canlıdır. Bu yüzden de bu var oluşsal özelliğinin önünün açılması gerekiyor.

denetim-ve-ozgurluk-01

Bilal Eren: O zaman İnternet erişimi, ifade özğürlüğü ise aynı zamanda bir insan hakkı mıdır?

Murat Tumay:  Tabi ki. Neticede insan hakları içerisinde ifade özgürlüğü temel bir hak ve biz ifade özgürlüğünü bugün farklı kanallar ile kullanıyoruz. Bir meydanda toplanarak insanlar ile konuşabilir yada bir şiir kitabı yazabiliriz bu şekilde farklı kanallar ile ifade özgürlüğünü gerçekleştirmiş olabiliriz. Bugün artık kitle iletişim araçları; Radyo, televizyon, basın ve geldiğimiz noktada sosyal medya ve İnternet ile bunlar ifade özgürlüğü için bir araç haline gelmiş oluyor

Bilal Eren: Finlandiya da İnternet erişimi Anayasasında yer alıyor. Ülkemiz de de bunu Anayasamıza yazmak gerekir mi?

Murat Tumay:  Bu bir tercih meselesidir. Finlandiya bunu çok önemli gördüğü için bunu Anayasasına yazmış ancak yazmak şart değil çünkü her şeyi Anayasaya yazamayız neticede Anayasalarda daha geniş çerçeve genel prensip koyan ama bu prensipleri mahkeme kararlar ile Devlet kurumlarının uygulamaları ile genişletildildiği ve anlaşıldığı prensipler olması gerekiyor. Dolayısı ile bu Finlandiya için böyle bir tercih olmuştur. Düşünülebilir herhangi bir engel yok ama yazmasa bile dolaylı olarak ifade özgürlüğünün bir aracı olduğu için İnternet bir insan hakkıdır diyebiliriz.

Bilal Eren: Twitter’ı kapatmak insan hakkına aykırı değil mi ?

Murat Tumay:  İnsan hakkı dediğimiz olgu sınırsız mıdır yoksa sınırlandırılabilir mi? Öncelikle bu soraya yanıt bulmamız gerekiyor . Bu konu ile ilgili Uluslar Arası Akademik Dünya şu şekilde bir cevap bulmuş; ” Bazı haklar mutlak haklardır hiçbir şekilde sınırlandırılamaz” mesela işkence yasağı böyle bir haktır yada kölelik yasağıda aynı şekilde. Savaş durumunda dahi işkence uygulamak yasaktır bu mutlak bir haktır. Ancak bunların dışında mutlak olmayan haklar ise sınırlandırılabilir ama sınırlandırılırken de belli bir çerçeve içinde sınırlandırılabilir. Bu sınırlandırmalar yapılırken de bazı garantiler verilmesi gerekiyor.

Bilal Eren: Verilmesi gereken o garantiler nelerdir?

Murat Tumay:  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi var  Türkiye olarak tarafız, Birleşmiş Millet olarak hazırlanan bir insan hakları sözleşmesi var. Bütün demokratik Anayasalar temel hak ve hürriyetleri önce garanti altına ve gerekli olduğu durumda demoktarik olacak ölçülerde sınırlama yapabilirler. Daha önce belirttiğim gibi mutlak olmayan haklar sınırlandırılabilir. Bunun içinde Uluslararası sözleşmelerde yer alan maddelere uymak zorunluluğu vardır. 3 aşamalı test diye bir kavram ile ifade edilen sınırlandırma;  1. madde ancak Anayasa maddeleri ile sınırlandırılabilir, 2.madde meşru bir sebep olması gerekir, 3. ve en önemli madde ise yapılacak olan sınırlandırmanın demokratik toplumda gerekli  bir sınırlandırma olması gerekiyor yani ölçüsüz bir sınırlandırma olmaması gerekiyor.

Bilal Eren: Peki hazırladığınız raporunuzda ki ile de ilgili olarak size bir hukukçu olarak sormak istiyorum özgürlük mü? denetim mi?

Murat Tumay: İnsan hakları alanında çalışan bir hukukçu olarak ben her zaman özgürlük lehine düşünen ve o şekilde kendisini konumlandıran birisi olarak tabi ki özgürlük  önemli. Şöyle bakıyorum ben mesela terör olayı veya suça bulaşmayı biz özgürlükleri kısıtlayarak değil, özgürlükleri genişleterek daha kolay üstesinden gelebiliriz. Çünkü insanlara kendini ifade edebilme özgürlüğünü tanıdığınız zaman tabi ki bu özgürlüklerinde diğer insanların özgürlüğüne müdahalesi olmaması şartı ile özgürlükleri geniş yorumlayınca insanların şiddeti bir hak olarak görmemesi kaçınılmaz olacaktır.

 

 

 

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap