Dijital Hayat’da “Sosyal Medya’ya Ne Kadar İnanmalıyız” Konusu Konuşuldu

24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek Dijital Hayat Programında Bilal Eren'in konuğu oldu.

25 Eylül 2015

sosyal-medyaya-ne-kadar-inanmalıyız

Her cuma TRT Radyo-1 de Teknoloji ve İnternet’in hayatımıza etkilerinin konuşulduğu, Bilal Eren’in sunumunu yaptığı Dijital Hayat programının bu hafta ki konuğu 24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek oldu.

Bilal Eren: Bir araştırmaya göre insanların %49’u sosyal medyada yalan haber okumakta. Vatandaş ve siz haberlerciler açısından sosyal medya bir haber kaynağı mı?

Murat Çiçek:  Açıkçası ben %49 oranına şaşırdım çünkü daha fazla olması gerekiyor kanaatimce. Çünkü sadece Türkiye’ye özgü değil bu tarz yeni mecralar oluştukça bu yeni mecraların reülasyonu hep arkadan geliyor. Biz toplum olarak el kitabı kullanımını seven insanlar değiliz, aldığımız mobil cihazların dahi el kitabını okumadan çözmeye çalışmaktayız. Bu özelliğimiz pratik zekamızdan kaynaklanıyor tabi ki ancak sosyal medya meselesi de ilk Türkiye’ye geldiği andan itibaren bütün dünyada olduğu gibi çok yoğun bir biçimde kullanıldı. İyi amaçla kullanıldığında sorun yok ama bu tür mecraları kötü amaçlı kullananların neler yapabileceğini aslına bakılırsa gezi olaylarında gördük. O dönemde çok rahatlıkla şunu söyleyebilirim bir çok arkadaşımdan ummadığım mesajlar gördüm. Kötü niyetli değillerdi onlarda duydukları bir şeyin doğru veya yanlış olduğunu araştırmadan retwett etme ile bir başkasına duyurmaktaydılar. Bir yalanın çığ gibi büyüdüğünü düşünün bu anlamda çok pozitif bir gelişme olarak görmek mümkün değil. Örneğin son olaylar ile birlikte Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu da terör olaylarında artış söz konusu bununla ilgili devlet bir takım tedbirleri alıyor ancak karşı propaganda olarak inanılmaz materyaller kullanılıyor. Gazze deki İsrail’in zulmüne maruz kalmış Filistinli bebeğin fotoğrafı Cizre de yaşanan olayların fotoğrafı olarak sunulabiliyor, hiç kontrol edilmeden yayan kişiler var ve bu kişiler bunu bilerek yapıyor. Fakat sosyal medyayı kullanan kişilerin bunu araştırma ve Gazze deki olaydan haliyle haberdar olmama durumu olduğundan dolayı bu denli yalan haberlere inanılmakta ve kişiler tarafından da yayılmakta.

Teknoloji kullanabildiğin zaman ve iyi amaçlı kullanbildiğin zaman elbette karşı olunmaması ve genişletilmesi gereken bir mecra. Her yenilikte olduğu gibi bunlarında kötüye kullanımı ile çok vahim sonuçların çıkabileceğini gözlemleyebiliyoruz.

Bilal Eren: Sosyal medyada geleneksel medyaya göre alternatif kanallara ulaşmak daha kolay , vatandaş olarak bunu haber kaynağı olarak kullanıyoruz ama alternatif bakıyoruz. Bir kişi siyah diyor ve diğer bir kişi beyaz diyebiliyor. Bu şekilde de bir avantajıda var alternatif kanallara bir tuş ile ulaşabiliyoruz retwettlemeden önce buna mı bakmak lazım?  Bunu kullanmamız iyi olmaz mı?

Murat Çiçek:  Kendi yaptığım programlarda ısrarla  şunu söylüyorum, bizim anlattıklarımızı %100 doğru kabul etmeyin. Ben şahsen yayına çıkmadan önce araştırıyorum %100 doğru anlatıyorum ayrı bir mesele ama bana inanma diyorum seyirciye benim söylediğimi direk kabul etme. Bu benim şahsım ile ilgili değil anlatmak istediğim Televizyon vasıtası ile size bir şeyler anlatan kişilerin anlattıklarının hepsinin doğru olmadığı. Önceki dönemlerde bilginin doğruluğunu araştırmak çok daha zordu gazete almak zorunda kalıyordunuz, kütüphaneye gidiyor yada konu ile ilgili cd leri alarak araştırma yapmak zorunda kalıyordunuz. Şuan mesele bir parmak ucunda dolayısı ile bilgi aldığınız kaynak her neyse bunun check edilmesi gerekiyor. Biz bilinçli olursak, yalan haber yayan insana bizi manipüle etme fırsatı vermeyiz. Mesela çokça gezen bir olay olan İsviçreli bilim adamları haberlerinin hemen hemen hepsi yalan haber niteliği taşımakta inanın İsviçreli bilim adamları o şekilde işler ile uğraşmıyor.

sosyal-medyaya-ne-kadar-inanmalıyız 01

Bilal Eren: İnternet’te artık haberi kontrol etme araçları da mevcut. Örneğin Translate gibi. Dikkatimi çeken  konulardan biriside yapıcı bir eleştiri yapacak olursam eğer devlet kurumları bu konuda kurumsal olarak biraz yavaş kalıyor maalesef. Geçen hafta Cizre de gerçekleşen bir olayı çeken haber ajansı, araçtan inen 2 tane özel harekat polisinin sokağa kablo çektiği esnada ki fotoğrafını, Cizrede sokağa çıkma yasağı sürerkek polis sokağa bomba döşüyor şeklinde servis etti. Bunu gördüğümde şaşırdım ve tanıdığım bir kaç kişiye danıştım onların da bir bilgisi olmadığını gördüm. Emniyet Genel Müdürlüğünden de bu konu ile alakalı bir açıklama olmadı daha sonra işin aslını öğrendik ki meğer polisler teröristlerin yerleştirdiği bombaları patlatmak için yere fünye döşüyor. Sizce de devlet kurumları bu gibi olaylardan kurumsal olarak daha hızlı iletişime geçmeli mi?

Murat Çiçek:  Kesinlikle haklısınız. Şuan da konveksiyonel medya olarak tabir ettiğimiz gazete, televizyon ve radyo gibi araçlardan 3-5 sene öncesine kadar sosyal medyanın çok aktif olmadığı göz önüne alınırsa kolay değil aslında kamu kurum ve kuruluşlarının bir anda kendilerini yeni duruma adapte etmesi. Direk kamu kurumu olmasalar da, Belediyeler bu adaptasyon sürecini rahatlıkla gerçekleştirdi çünkü halka hizmet veren bir kurum oldukları için rahatlıkla bu dönüşümü sağlayabildiler.  Cizre de gerçekleşen olaya gelecek olursak bunu yapan kişilerde yine kasıtlı olarak bu şekilde bir manipüle etme süreci başlatarak insanları inandırmak ve inanmayanlar olsa dahi polise ve devlete karşı bir acaba düşüncesi bırakmayı amaçlıyorlar. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesin deki siber suçlar ile mücadele birimi bu şekilde ki olaylar yaşandığı zaman paylaşımın yapıldığı sosyal medya mecrası üzerinden kurumsal hesapları ile anında gerçeği duyurmalı. Bu mesafe uzayınca sizin doldurmadığınız boşluklar maalesef manipülasyonlar ile doluyor.

Bilal Eren: Haberciler olarak sanırım sizde sosyal medyadan yararlanıyorsunuz?

Murat Çiçek:  Konveksiyonel medya olarak çalıştığınızda televizyon için klasik yöntem bir olay olduğu zaman olayın olduğu bölgedeki yerli veya yabancı muhabirden konu ile ilgili bilgi alınır. Bu bilgileri elde ettikten sonra olayla ilgili gördü tanığı var ise yayına alırsınız. Son olarak da lokal olarak bir yerel gazeticiyi bulursanız canlı yayında kameranın karşısına geçirirsiniz, bulamazsanız merkezden veya olayın olduğu yere bir muhabiri acilen çıkartırsınız ki o gelişmeleri anlatabilsin. Buna ek olarak işimiz kolaylaştıran, cep telefonunun olduğu her yerde online oluyorsun, dolayısı ile bu bahsettiğim konveksiyonel steplerin hepsini atlayarak tek seferde cep telefonu olan bir adama ulaştığın anda çözüme kavuşturabiliyorsun.

 

 

 

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap