Dijital Hayat’da Sanal Dünyada Pedofili Konuşuldu

Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül Dijital Hayat Programında Bilal Eren'in konuğu oldu.

8 Nisan 2016

sanal-dunyada-pedofili

Her cuma TRT Radyo-1 de Teknoloji ve İnternet’in hayatımıza etkilerinin konuşulduğu, Bilal Eren’in sunumunu yaptığı Dijital Hayat programının bu hafta ki konuğuHasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül oldu.

Bilal Eren: Sanal dünyada pedofili nedir?

Doç. Dr. Senem Şaziye Başgül: Pedofili aslında bir erişkinin kendinden yaşça küçük bir çocuğu cinsel obje olarak kullanmasıdır. Sanal dünyada da olduğunda bunu internet üzerinden sosyal medya üzerinden cep telefonu üzerinden görsel ve ya sesli bir takım şekillerle çocuğu bir cinsel obje olarak kullanmak diye kabaca bir tanımla tanımlayabiliriz. Ama sizin de dediğiniz gibi geniş çerçevede çocuk istismarının bir farklı türü elbette.

Bilal Eren: Özellikle bu işi yapanlar için internet biçilmiş kaftan öyle değil mi?

Doç. Dr. Senem Şaziye Başgül: Çok haklısınız, birde bizim ülkemiz internet kullanımı alanında, cep telefonu kullanımı yaşının küçüklüğüyle hızla artan çok geniş kullanımı olan ve kontrolsüzce kullanılan bir alan. Çocuk sofraya oturduğu anda bile yanında cep telefonuyla oturuyor. İzim sınırlarımızı bu anlamda çok dar. Gelişmekte olan bir ülkeyiz aynı zamanda elektroniğe de meraklıyız. Dolayısıyla da sanal kandırmaca hızla artıyor. Çok kolay ulaşılıyor ve sınırlandırılmıyor.

Bilal Eren: Konuya girmişken hocam bilgi anlamında hangi mecralar üzerinden ulaşmaya çalışıyorlar? Web siteleri aracılığıyla mı yoksa sosyal medya aracılığıyla mı ulaşmaya çalışıyorlar?

Doç. Dr. Senem Şaziye Başgül: İnternette birkaç yol var. çocuklar oyunlara çok meraklı. Oyun sayfalarında yandan reklam olarak girilebiliyor. Ve ya çok şaşırdığım bir olay, bir çocuk doktor abla ben en popüler oyun diye yazdığımda karşıma bir çocuk oyunu sitesi ve bir porno sitesi çıkmıştı dedi. Böyle bir tarama tword lerine çaktırmadan oyun sitelerinin içine reklam gibi girdirerek olabiliyor. Bir diğeri sosyal medyanın şöyle bir şeyi var, bu tip hesaplar kontrol ediliyor ama o hesaplara yaşlarını küçülterek ya da farklı bir kimlik tanımlayarak çocuğun karşısına cazip bir şekilde çıkıp arkadaşlık teklif edip birde o kanaldan girmek var. Bence bu ikisi çok ciddi. Kendini farklı biri gibi tanıtabiliyor ve ya bunu tehdit unsuru olarak kullanabiliyor. Sosyal medyada internette bunun için bir risk. Özellikle oyunlar ayrıca bir risk.

Bilal Eren: Peki neler yapıyorlar, yaklaşımları nasıl?

Doç. Dr. Senem Şaziye Başgül: Örneğin bir sosyal paylaşım sitelerinde bir arkadaşlık teklifi oluyor. Karşıdaki kişinin kimliğini bilmiyor. Özellikle bu çocuklar ergenliğe yeni girerken daha ergen olmadan önce cinsel hormonlarının aktif olduğu bir dönem, merakları fazla, beğenilme ihtiyaçları var. Bunlar birazda sosyalliği azalan çocuklar olabiliyorlar. Zekâlarında yordama sınırları olan çocuklar daha çok risk altında olabiliyor. Ve ya ailesi ile ilişkisi az kendilerini o yolda oyalayan çocuklar böyle bir arkadaşlık teklifine hemen atlayabiliyorlar. Bu çocuklar ilgilenilmemiş, yeterince duygusal ve sevgi uyaranıyla olumlu anlamda doyurulamamış çocuklar da daha çok oluyor. Karşıdan bir arkadaşlık teklifiyle önce masumane başlayıp sonra bir fotoğrafını gönder, bir çıplak fotoğrafını gönder gibi şeyler en çok rastladıklarım. İşte o son fotoğrafı gönderdiğinde işin boyutu değişerek daha sonra tehdit etme şekline gidebiliyor. Bir vakamda çocuğun çıplak ve bir şeyler yaparken ki görüntülerini ele geçirdikten sonra bunu her yere yayarız tehdidiyle artan istekleri karşılatmışlardı. Mesela biz erişkinler bile bir telefon vs. bize ulaştıklarında biz farkında olmadan banka şifrelerimizi kaptırabiliyoruz. Durum böyleyken çocuklar nasıl kanmasınlar.

Bilal Eren: Olumlu yaklaşım sonrasında bunu yapanlar tehditte mi ediyor?

Doç. Dr. Senem Şaziye Başgül: olumlu yaklaşım sonrasında küçük bir görüntüyü ele geçirdikten sonra daha fazlasını istiyor. Eğer çocuk fark edip göndermem dediğinde de elimdekileri paylaşırım şeklinde tehditle bunu artırarak ilerliyor. Bu bir kısır döngü sonunda çıkmaza giriyor.

Bilal Eren: Aslında çocuk istismarı yapanların yollarını ve mecralarını tanımlamış olduk.

Doç. Dr. Senem Şaziye Başgül: dediğim gibi birde internette reklamlar üzerinden gidilebiliyor ama daha çok sanal dünyada karşımıza çıkıyor. İnternete ki reklamlarda çocuk sadece o görüntüye maruz kalıyor ama sanal sistemde kendi görüntülerini de kaptırabiliyor. Birde bu çocuklarda evden kaçan ya da kaçırılan çocukları bu işe alet edip görüntüsünü çekip sanal âleme yaymak şeklinde bir yol da var.

Bilal Eren: Mesela hocam sosyal medya mecralarında kullanıcı sözleşmelerinde 13 yaşından küçükler üye olamaz gibi uyarılar var. ama galiba biz bunlara dikkat etmiyoruz. Birazda buradan ortaya çıkıyor.

Doç. Dr. Senem Şaziye Başgül: Evet biz dikkat etmiyoruz. Mesela siz çocuğunuza açmak zorunda da kalıyorsunuz. Annelere kızamıyorum çünkü arkadaşının facebooku oluyor. Oradan paylaşımlar yapmak istiyor, ödev siteleri açıyorlar. Aslında aileler çocuğu çok sistem dışında da bırakamıyorlar. Bazı okullarda bunu destekliyor. Bence internet çok güzel bir şey. Cep telefonu, elektronikler, oyunlar bunların olumlu yanları da var ama orada atladığımız şeylerde var. Hani eğitim anlamında, aile koruma paketleri ki bu ücretsiz. İnternet servisini eve bağladığında arayıp size aile koruma paketi yönlendirildiğinde, tabletlerini ellerine aldıklarında yaş koruma gibi şeyleri yükleme bu çocukların farkında olmadan uygunsuz sitelere girmelerini engelleyici bir şey. İstemeden de o sitelere girilebiliyor. En azından bu engellenebilir.

Bilal Eren: Eğer bilgisayarınıza virüs bulaşmışsa birçok site ikinci bir site açabiliyor. Bulaşmasa ile dediğiniz gibi oyunlarda reklam bazlı karşılarına çıkabiliyor. Ben bunu soracaktım siz kapı açmış oldunuz. Ebeveyniler nelere dikkat etmeli gibi bir soru soracaktım siz oraya girmiş oldunuz. Birincisi aile koruma paketleri gibi paketlerden faydalanmalı ve belki de ebeveyninde o mecrada olmasının onunla birlikte onun kontrolünde ilerlemesinin faydası olabilir diye düşünüyorum.

Doç. Dr. Senem Şaziye Başgül: Evet, çocuklara facebook açtıklarında bunun şifresi ailede de olacak. Çünkü çocuk kendini koruyamayabilir. Bu türlü açıktan uyarılar yapılmalı. Bunların en gerisine gidecek olursak çocuğuyla en küçük yaştan itibaren sağlıklı iletişim kuran, her türlü yanlışı olduğunda da ailesine gittiğinde kabul gören ve o yanlışı için çözüm bulabilen, desteklenen çocuklarda bu tip riskleri az görüyoruz. Yani ilk sıraya ne yapmalıyızı koyduğunuzda çocuğunuzla iletişim kurun. Onların ihtiyaçlarını karşılayın. Bu çocukların internet talebi geldiğinde bunu geri çeviremezler. Gündemi takip etmek zorundalar. Ama bunu ona kontrollü vermek, kural koymak, sınır koymak, şifreler koymak, aile koruma paketleri almak gerekiyor. Bir üçüncü basamakta da çocuğa çok açık bir şekilde anlatmak gerekiyor. Tanımadığın kişiyle arkadaş olma, uygunsuz görüntü çıktığında bana söyle, seni tehdit ederlerse bana gel kızmayacağım, dövmeyeceğim uyarılarını önceden yapmalılar. Bizler çocuğun arkadaşlarını da tanımalıyız. Hayatımızı kaptırıyoruz bazı şeylere. Farkında olmadan elektronik cihazları çocuk bakıcısı olarak da kullanıyoruz.

Bilal Eren: Hatta şunu da düşünebiliyoruz. Çocuğum sokakta değil odada güvende. Aslında belki de orası daha tehlikeli. Peki, hocam bunlar bireysel olarak bizlerin yapacakları şeyler. Siz üniversitelerdesiniz, bir dernek var STK lar da çalışıyorsunuz. Bu konuda devlette ve kamuda bir bilinçlilik var mı?

 Doç. Dr. Senem Şaziye Başgül: Yani aslında son dönemde bilinçlendiklerini düşünüyorum. Ama yine de devlet politikaları bu anlamda yetersiz. Verilen cezalar yetersiz. Ruhsal hastalığın arkasına sığınıp ceza almamak bunlar asla arkasına sığınabilecek bir şey değil. Cezai yaptırımlar yetersiz. Devletin kendisinin alması gereken güvenlik önlemleri yetersiz. Bunların hukuk boyutu var. Cezai yaptırımlar artmalı. Bir pedofiliden ceza alan kişinin cezası sadece para cezası ile sınırlı kalabiliyor. Cezai yaptırımlar artarsa işimiz kolaylaşabilir.

Bilal Eren: Sizin bir stk şapkanızda var bildiğim kadarıyla. Onunla da çalışıyor musunuz? Ondan bahsedebilir miyiz?

Doç. Dr. Senem Şaziye Başgül: ben bu konuda çalışmıyorum. Ben çocuk psikiyatri derneği üyesiyim. Çocuk hakları komisyonunda da çalışıyorum. Çocukların her türlü hak istismarında elbette çalışıyoruz. Bununla ilgili çalışan kurucusunun çocuk psikiyatristi olduğu bir facebook sitesi var. İsmi çocuk bedenime dokunma. Bir problem yaşadıklarında oradan yazışabilirler. Yine çocuk psikiyatristi derneğinin çocuk hakları komisyonu var. yine çocuk psikiyatristi derneğinin travma istismar komisyonu var. Buralara yazılabilir, destek eğitimler istenebilir.  Şimdi bir de şöyle bir şey var. Çocuklar çok yoğun okul programlarında geliyorlar. Ciddi bir sınav çarkı içerisine giriyorlar. Bu çocukların nefes alacaklar alanları biz açamıyoruz. Açamayınca sanal ortamda rahatlama alanları oluyor. Sosyal olarak kaygılı olan çocuklar sanal ortamda çok rahat ilişki kurabiliyorlar.

Bilal Eren: Sizin seminerlerinize ve ya siz bu konuda nasıl ulaşabilirler?

Doç. Dr. Senem Şaziye Başgül: Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatristi Derneğinin web sayfası var. Oradan bir problem yaşadıklarında yazabilirler. Yine çocuk bedenime dokunmanın facebook sayfasından ulaşabilirler. Bana şahsen ulaşmak istiyorlarsa Güneş Çocuk web sayfasından infodan ulaşabilirler. Yine pedagoglar, çocuk gelişimciler, psikologlar, bu alanda çalışmış birçok insan düzenlenen etkinliklere iştirak edip yardımcı olacaktır diye düşünüyorum. Ama bunların en tepesinde Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatristi Derneğinin istismar ve travma komisyonu çok aktif bir şekilde çalışıyor. Oraya da yine internet sayfasından ulaşabilirler. Marmara Üniversitesi’nin ve Cerrahpaşa’nın tıp fakültelerinde çocuk koruma birimleri var. Böyle taciz gibi durumlarda şüphelenildiğinde koruma birimlerine başvurarak nasıl yol izleyeceklerine dair bilgi alabilirler.

Bilal Eren: Şüpheden söz ettiniz. Aile bu şüpheyi nasıl anlayabilir. Böyle bir şeye maruz kaldık diyelim, ebeveynler için bunu anlamaya yardımcı bazı ipuçları var mı?

Doç. Dr. Senem Şaziye Başgül: çocuk genel olarak bunu utandığı korktuğu için gizli tutmayı tercih ediyor. Belki çocuk yapılanı anlamıyor bile. Bir kere çocuğunu iyi tanıyan bir aile bu çocuk da bir değişiklik olduğunu anlar. Çocuğun rutini hemen bozulur. Uykusu, iştahı değişir, içe kapanabilir, odasında daha fazla zaman geçirebilir, akademik başarısı düşer, okula gitmek istemeyebilir, çocuk da gereksiz bir karın ağrısı çıkabilir, baş ağrısı olabilir. Ama çocuğunda bir farklılık olduğunda anne babanın uyanık olması lazım. İlla çocuğun başına bu geldi değil ama yolunda gitmeyen bir şeyler var, acaba bu ne diyerek çocuğa yaklaşmak her şeyi açıkça sormak gerekir.

Bilal Eren: Ülkemizde sayısı ne kadardır bilmiyorum ama psikoloğa düzenli olarak gidilip konuşulmalı. Hatta ailece gidilmeli. Sizler, psikologlar bunu daha iyi hemen fark edebiliyorsunuz değil mi?

Doç. Dr. Senem Şaziye Başgül: Bu konu tartışılabilecek bir konu ama bunu en iyi aile fark edebilir. Şimdi birincisi çocuğun boyunu, kilosunu her ay doktora götürüp takip ettirebiliyoruz. Ama bu çocuğun ruhsal, duygusal gelişimini takip ettirmiyoruz. Ne olursa olsun ilk beş yaşta çocuğun ruhsal, duygusal durumunu değerlendirmek gerekiyor. Daha sonra ilişki kurduğu bir psikolog, pedagogla tekrar görüşerek yardım istemek konusunda haklısınız. Diğer bir konuda bu olaylar aslında yüzde altmış ve ya yetmiş civarında. Sanal ortam dışında istismar olarak ele aldığımızda bu aile içinde tanıdıkları kişiler tarafından da meydana gelebilir. Başlarına böyle bir olay geldiğinde bunun tanıdık kişiler tarafından olabileceğini de unutmamak lazım. Hatta veriler daha çok yakın tanıdık kişilerden olduğunu gösteriyor. Eğer böyle bir şeyi yakınından görüyorsa bunu söylemesi daha da zorlaşıyor. Çünkü bir anlama veremiyor. Bu konuda daha fazla bilinçli olmamız gerekiyor.

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap