Dijital Hayat’ta Bu Hafta “4. Endüstri Devrimine Hazır mıyız?” Konusu Konuşuldu.

İnci Sözlük Kurucusu Serkan İnci Dijital Hayat Programında Bilal Eren'in konuğu oldu.

5 Şubat 2016

4. endüstri-devrimine-hazirmiyiz

Her cuma TRT Radyo-1 de Teknoloji ve İnternet’in hayatımıza etkilerinin konuşulduğu, Bilal Eren’in sunumunu yaptığı Dijital Hayat programının bu hafta ki konuğu İnci Sözlük Kurucusu Serkan İnci oldu.

Bilal Eren: Şu şekilde bir yazı okumuştum. “4. Endüstri devrimi, bilgi teknolojileri ile endüstriyi birleştiren yeni bir kavram olarak ortaya çıktı.” Siz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında 4. Endüstri devrimi nedir?

Serkan İnci: Aslında 4. Endüstri devriminde önce ilk 3 devri öğrenmemiz gerekiyor bence. Ülkemizde ki insanların gözden kaçırdığı çok ciddi olaylar var. Bunların başında gelişen teknolojiler ışığında yeni jenerasyonun kazandığı potansiyel geliyor. İlk 3 devrimi ülke olarak hem kaynak yetersizliğinden dolayı yakalayamamıştık hemde telekominikasyon yetilerimizin olmamasından dolayı takip edememiştik. Sosyal medya ve İnternet’in gelişmesi ile artık dünyada ki tüm gelişmeleri kolaylıkla takip edebilme imkanına sahibiz. Öncelikle 1. Sanayi devrimini anlamamız gerekiyor. 18-19 yy. da buhar gücünün fiziksel gücü aşıp sanayiye yavaş yavaş geçildiği bir dönemdi ve insan hayatını hızlandırdı. 2. Sanayi devriminde ise dünyadaki bir çok ülkenin de olaya girmesi ile birlikte 1870-1913 yılları arasında ki çelik üretiminin yönlendirilmesi, talaş sistemlerinin genişletilmesi ve devamında elektiriğin gelişmesi ile içten yanmalı motor teknolojisinin gelişmesi yaşandı. Bunların ardından ise 3. Sanayi devrimi geldi ve buna uzak değiliz. Şu ana kadar yani 2011 yıllarından 4. Sanayi devrimi tanımlanana kadar biz bu devrin içinde bulunduk. 3. Sanayi devrimi de çok yakından bildiğimiz ancak ülke olarak uzak durduğumuz Nükleer enerji idi. Nükleer enerji 3. Sanayi devriminin orta noktasındadır ve 2. Dünya Savaşı sonrasında gelişmiştir.

Bilal Eren: 3. Sanayi Devrimi bitiyor mu?

Serkan İnci: Şuan da bakarsanız aslında 3. Sanayi devrimini yaşamaya devam ediyoruz. Bu tür süreçlerde ne yazık ki bu devri kapatıyoruz yenisine başlıyoruz diye bir durum olmuyor. Evrimsel bir süreç olduğu için biliminde gerektirdiği şekilde yavaş yavaş gelişir. Eğer yakından takip etmezseniz her yerde çok farklı şeylerin kullanıldığını anlarsınız. Ben şuna benzetirim, beni küçüklüğümde aileler bilgisayarda fazla oturma tarzında uyarılarda bulunurdu. Ancak şimdi bu sözü söyleyen aileler kendilerini Facebook da hesap açıyor halde buldu. Bizi çocukken uzak tutmaya çalışıyorlardı ancak şuan kendileri içerisindeler. Dönem gençleri İnternet den uzak tutma değil aksine gençlerle İnternet’i birleştirme dönemi. Bunu ülkede ne kadar iyi anlıyoruz çok düşünmemiz gerekiyor. 4. Sanayi devrimi ile iş kolları daralacak ve robotlar bir çok sektörü ele geçirecek bunu görmek zor bir durum değil.

Bilal Eren: Ne yapmak gerekiyor bu değişimler ışığında?

Serkan İnci:  X, Y ve Z kuşağı bizim için çok önemli. 2000 den sonra doğan nesiller için kodlama bilmeden yetişme ülke ve aileler açısından bir facia. Herkesin kodlamayı öğrenmesi gerekiyor. Şuanda bilgisayar yetiniz yok ise pazarlamacı olsanız öğretmende olsanız bu zaaf size eksikliği hissettirir. Çünkü sizin işinizi almayı bekleyen ve sizden daha sistematik, daha acımasız ve daha robotik çalışan robot rakipleriniz olacak. Özellikle İstanbul da da robotik çalışmaya alışmış kitleler var. Bu durumun anormal olduğu önümüzde ki 10 yıl içerisinde karşımıza çıkacak.

Bilal Eren: Peki 4. Endüstri Devriminin faydaları neler olacak?

Serkan İnci: Paylaşım ekonomisi 4. Endüstri devriminin en güzel özelliklerinden birisi. Paylaşım ekonomisi İnternet’in gelişmesi ile birlikte artık araç kullanımının dahi ortak yapabilir hale getirilmesini sağlıyor. Artık konum paylaşımı yapan telefonları kullanıyoruz. Amerika da ki herkes artık taksicilik yapabiliyor. “UBER” 30 milyar dolar geçkin bir değerlemeye sahip bu şekilde oturttuğu bir program yazılımı ile. Bu çok çılgın bir mebla. Bizim Türkiye ki en büyük firmamız olan”TÜPRAŞ” ın değeri ise 10 Milyar dolar. Ülkemizde “Bayraktar” gibi firmalar yerli imkanlar ile çok büyük icatlar yapmakta. Biraz daha arkasında durulsa 5 senenin sonunda Türkiye Dron teknolojisinde Dünyada parmak ile gösterilen bir yer edinebilir. Mesela Japonlar dünyada elektronik sistemlerde uzman olarak yer edinmiş durumda. Almanlar denildiği zaman makine sanayi akla gelir. İşte bizimde Dünyada gelişmekte olan Dron teknolojisine 5 yıl odaklarak Dünya da yer edinmemiz gerekmekte.

4. endüstri-devrimine-hazirmiyiz-01

Bilal Eren: Başbakanımız ve Bakanlarımız 4. Sanayi devrimini yakalamamız gerektiğini belirtiyor artık konuşmalarında.

Serkan İnci: Evet, bir farkındalık söz konusu. Her konuyu siyasilere de yüklememek gerekiyor. Ülkemizde ki iş adamları risk sermayesi algısını malesef kabul etmiyor. Elindeki parayı toprağa yatırarak gelecek yıllarda daha fazla paraya satmayı planlıyor. Cumhurbaşkanı bir süredir ülkede ki faiz oranlarının düşürülmesi gerektiğini söylüyor. Yatırım için bu çok güzel bir hamle aslında bankalarda nakit olmalı ki faizsiz paralar çekilebilsin ve bunlarla da girişimci insanlar bir yerlere yatırım yapabilsin. 20 Milyon genç nufüsumuz var ve bunların daha öncede belirttiğim gibi kesinlikle kodlama öğrenmesi gerekiyor. Biz yaratıcı insanları olan bir ülkeyiz ve bu şekilde bunu kullanmamız gerekiyor.

Bilal Eren: Whatsapp, Facebook ve diğer sosyal medya platformları çok kısa sürede değerlerini katlıyor. Belkide dediğiniz gibi inşaat ve diğer emlak sektörlerinden daha değerli bir yatırım aracı bu platformlar.

Serkan İnci: Tabi ki. Coğrafya itibari ile çok şanslıyız. Yani çevremize bakıyoruz Suudi Arabistan dan Tataristan’a ve batıda Almanya ya kadar Türk ve müslüman nüfusu mevcut. Buralarda bizim ülkemizi seven kitleler var. Bunu kullanmamız gerekiyor. Koç’un bir sözü var biz kendimizi Amerika ile yarıştırmamalıyız. Kendimizi İtalya ile kıyaslamalı ve onlar ile yarışmalıyız çünkü birisi motorlu uçak diğeri pırpırlı uçak. O yüzden daha realist olmalıyız ve buna göre hareket etmeliyiz. Şu an da harekete geçmezsek Almanya, Fransa Amerika da ki teknolojiyi kopyalacak ve bize diyecekler ki benim şu şekilde bir teknolojim var ve bu şekilde o teknolojiyi bize yine pazarlayacaklar. Bundan dolayıdır ki çağa ayak uydurmalı ve izleyip gözlemlemeli aynı zamanda da harekete geçmeliyiz. Silikon vadisi Almanya da yok ama oluşturabilmek için Türkiye deki bu alanda iyi olan gençlere vize veriyor ve bu gençlerimizi kullanıyor. Bu adamlar Silikon Vadisini kopyalarken biz yapmaz isek az önce söylediğim gibi kopya teknolojiyi bize gelip pazarlayacaklar. 

Bilal Eren: Geçtiğimiz günlerde bir haber okudum. Nasa’nın yolladığı bir uzay aracında astronotlardan birisi tırnak makasını bulamamış ve 3D yazıcıdan hemen bir tırnak makası çıkarmış ve tırnaklarını kesmiş. 

Serkan İnci: Paylaşılabilir ekonomi dedik ya işte bu şekilde sistem değişiyor. 3D yazıcılar ile birlikte evimizde artık parça üretebileceğiz. Eğer siz yazılımdan anlar iseniz, kimsenin üretmediği parçaları üretecek Dron ile bunları satacak ve yine dijital ortamdan paranızı cebinize koyabileceksiniz. Dünyada artık 1600 yıllarından gelen banknot sistemi de değişiyor.  Dijital de kredi kartları ve hesaplarda olan paralara geçilirken bundan sonraki süreçte ise “bitcoin” gibi sistemler gelişiyor. Çağımızda insanlar artık şifreler çözerek para üretiyorlar ve buna dahil olan milyonlarca kitle var. Çünkü bitcoin dediğimiz bu para biriminin bir değeri var.

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap