Dijital Hayat’ta Bu Hafta Dijital Mecraları Kullanarak Türkçeyi Anlatmak Ve Öğretmek Mümkün Konusu Masaya Yatırıldı

Yunus Emre Enstitüsü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ebubekir Ceylan, Dijital Hayat Programında Bilal Eren'in konuğu oldu.

27 Mayıs 2016

dijital-mecraları-kullanarak-türkceyi-anlatmak

Her cuma TRT Radyo-1 de Teknoloji ve İnternet’in hayatımıza etkilerinin konuşulduğu, Bilal Eren’in sunumunu yaptığı Dijital Hayat programının bu hafta ki konuğu, Yunus Emre Enstitüsü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ebubekir Ceylan oldu.

Yunus Emre Enstitüsünün 2009 yılından beri faaliyette ve büyümeye devam ettiğini, Yurt dışında ilk kültür merkezini 2009 yılında Saraybosnada kurduğunu 37 ülkede 45 kültür merkezine sahip olduğunu söyleyen Ebubekir Ceylan, Nisan ayında  Amerika ve Hırvatistan’da Cumhurbaşkanın katılımıyla 2 enstitü daha açtıklarını yaklaşık senede 6-7 kurum açarak büyümelerinin devam ettiğini ve hedeflerinin 2023 yılında 100 kültür merkezine ulaşmak olduğunu söyledi.

Yunus Emre Enstitüsünün Faaliyetleri Nelerdir?

Yunus Emre’nin yaptığı 2 temel faaliyet var.

1- Yabancılara Türkçe öğretmek

2- Türkiye’nin tanıtılmasına yönelik kültür sanat alanında etkinlikler.

Türkçeyi kendi kültür merkezlerimizde kurslar açmak suretiyle öğretiklerini yada o ülkede Türkçe öğreten kurumlar varsa Türkçe öğrenenlerin sayısını arttırmak istediklerini, Türkiye’nin tarihini, kültürünü, sanatını anlatan, karşıdaki hedef kitleye ulaştıran her türlü kültür/sanat faaliyetini yaptıklarını söyleyen Ceylan, duyurusu için geleneksel mecralardan, yazılı, görsel, basın ve hedef kitleye e-posta attıklarını belirtti.

Sosyal Medyayı Nasıl Kullanıyorsunuz?

Son zamanlarda ağırlık verdikleri mecra olan sosyal medya aracılığıyla genç hedef kitleye ulaşmaya çalıştıklarını, hedef kitlelerin 18-35 yaş aralığı olduğunu algıları açık, çağın gereklilikleri ne ise o mecralarda kendilerininde bulunması gerektiğini belirten Ceylan, her sene yaklaşık 45 kültür merkezinde 700 Türkçe kültür&sanat etkinliği yaptıklarını bazı ülkelerde Facebook çok iyi kullanılırken Twitter’ın hiç bilinmediğini YouTube bilinirken İnstagram’ın kullanılmadığını  söyledi.

Yaptıkları işi kültürel diplomasi olarak tanımladıklarını, önemli yanı dijital diplomasi Arap baharından beri sosyal medyanın ne kadar önemli olduğunun bir kez daha müşâhede edildiğini, son 1 yılda teşkilatlarına, personellerine anlatmaya çalıştıklarını ve sosyal medya eğitimleri aldırdıklarını söyleyen  Yunus Emre Enstitüsü Başkan Yardımcısı, hedef kitledeki algı nasıl doğru yönde düzeltilir vs. bu konuda ciddi bir çalışmalarının olduğunu iyi fotoğraflar, kaliteli videolar çekmeleri gerektiğini paylaşım yaparken hangi stratejilerle, hangi saatte paylaşım yaptıklarının çok önemli olduğunun altını çizdi.

“Şimdilik 130 hesabımız var. Algı gerçeklik haline geldi. Bu mecralarda çok daha etkin bir şekilde var olmak istiyoruz. Facebook, Twitter, Instagram, YouTube, Linkedin gibi kanallarda resmi hesaplarımız var.Yaklaşık 45 kültür merkezinin her birinin bu alanlarda hesapları var ve bunları etkin bir şekilde kullanmaya çalışıyoruz.Yurt dışında ki hesaplarımız çift dilli. Her yerde yaptığımız bir şey olmamakla beraber oradaki idari personel tercümanlık yapıyor yada 2 dil biliyor.Kurslarımızda Türkçe öğrenmiş oluyor. 2 dilde paylaşım yapmaya çalışıyoruz ve yaklaşık 90 hesabımız var.” diyen Ebubekir Ceylan, merkezlerin de kurumsal iletişim müdürlüklerinin var olduğunu bu sürecin onların yönetiminde yapıldığını ve ara ara onlara da  eğitimler verdiklerinin söyledi.

dijital-mecraları-kullanarak-türkceyi-anlatmak-01

Ne Üzerine Eğitim Veriyorsunuz?

Sosyal medya üzerine olan eğitimlerde;

Paylaşımlar nasıl yapılmalı?

Hangi saatlerde yapılmalı?

Fotoğraf nasıl çekilmeli? eğitimlerini veriyoruz..

“Attığınız tweet binlerce RT oluyorsa yada beğeni alıyorsa bu bizi sevindiren gelişme oluyor. Sosyal medyada yeni ölçümlemeye başladık. Danışmanlık alıyoruz.Takipçilerimiz son 6 ayda ciddi şekilde yükseldiğini söyleyebiliriz.Yeni kurum olduğumuz için bu rakamlar çok yüksek olmayabilir ama Twitter’da yaklaşık 2 milyon civarında kişiye ulaştığımızı söyleyebilirim. Facebook 1 milyon civarında. Asimetrik bir şekilde büyüyoruz. Projelerimizin de ayrı sosyal medya hesapları oluyor. Türkçenin sesi radyomuz var. Türkçe yaz okulumuz var. Her sene 500’den fazla öğrenci Türkiye’ye getiriyoruz. Sosyal medya hesapları ayrı onlarca tematik hesaplarımız var. Bunlarla toplandığında 130’un üzerinde sosyal medya hesabına sahibiz. 22 dilde yayın yapan bir web sitesine sahibiz. 37 ülkede 22 dilde yayın yapıyor. Ürettiğimiz içerikleri, haberleri, etkinlikleri buradan duyuruyoruz.Bosna Hersek yada Ürdün’de Yunus Emre Enstitüsü web sayfasına girdiğinizde Ürdün’de Arapça çıkıyor. Bosna’da Boşnakça çıkıyor. Hedef kitleye direk ulaşmak için bunu yapıyoruz.” diyen Ceylan, İnternet’ten yayın yapan Türkçenin sesi radyosunu kurduklarını ve canlı olarak dinlenebileceğini Türkçenin sesi radyosuyla hedef kitleye ulaşabilecekleri ayrı bir mecra oluşturduklarını belirtti.

Ebubekir Ceylan; “Radyomuzda güncel müzik programlarının yanı sıra yeni Türkçe öğrenenlerin seviyelerine göre programlar var. PDF’sini indirip ses dosyasıyla karşılaştırabiliyor.Radyomuzu dinleyenler çok farklı ülkelerden dinliyor.Uzaktan Türkçe öğretimi projemiz bu yaz tamamlanacak. Türkçe öğrenmek isteyenlerin mekan ve zamandan bağımsız bir şekilde akıllı cihazlar üzerinden öğrenimlerini sağlamak istiyoruz.Web tabanlı TYS dediğimiz yeterlilik sınavı yapıyoruz.  En son sınavımız 22 ülkede aynı anda yapıldı. Web tabanlı olanı hazırlanıyor.Belli bir seviyede sertifika alanlar Türkiye’de hazırlık okumadan üniversiteye geçebiliyorlar. Örneğin Berlin’de THY’de çalışmak istediğinizde diyecekler ki B1 sertifikan var mı? YÖK ve Türkiye’deki üniversiteler kabul ediyor. Yakında Uluslararası sertifikaya dönüştürmeyi hedefliyoruz.

Başka Ne Tür Çalışmalar Gerçekleştiriyorsunuz?

“Z kitap çalışması dediğimiz zenginleştirilmiş kitap çalışmalarımız var. Oyunlarımız devam ediyor. Sürükle-bırak, kelimeleri eşleştirme gibi fonksiyonları olan bulmaca gibi uygulamaların olduğu kitaplarımız var. Z kitaplar yakında Apple ve Android marketlerde olacak. Dijital kütüphanemiz var.TR dergimizin uygulaması ve Yunus Emre Enstitüsü’’nün kendi uygulaması var. Bunları giderek arttırıyoruz.Kütüphanelerimizde daha interaktif bir şekilde okuma ve izleme imkanı oluyor. Bültenimiz ve TR dergimiz var. Türk kültürüne, sanatına, tarihine yönelik yayınlarda bulunuyoruz.Marketlerden indirmek mümkün.” diyen Ebubekir Ceylan, Kosova’nın Kitâbeleri adlı kitaplarının, ve Türkçe öğretim setlerinin yakında marketlerden indirilebileceğini belirtti.

İnsanlar Size Nasıl Ulaşabilir?

“1- Web sitemizdeki iletişim kanallarından

2- Projeler Müdürlüğü,Kurumsal İletişim Müdürlüğü’nden ulaşabilirsiniz.

Instagram, Facebook, Linkedin, Twitter kullanıyorum. Hesaplarım Ceylan Ebubekir olarak kayıtlı. Sosyal medya ve web, uygulamalar bizim için olmazsa olmaz.” diyen Ebubekir Ceylan,

Türkçe öğretirken kültür merkezlerinde teknolojiyi en üst seviyelerde tutmaya çalıştıklarını akıllı tahtalar, dokunmatik ekranlar, interaktif uygulamalar kullanıklarını ve Türk kültürüne dışarıda çok büyük rağbet olduğunu  gençlere yönelik en uygun mecrayı kendilerinin bulması gerektiğini, sinemanın dili olduğu kadar dijital mecraların da böyle olduğunu kendilerinin de çok önem verdiklerini  Dijital diplomasiyi de bu yüzden kullandıklarını söyledi.

Son olarak Eburbekir Ceylan “Yaptıklarımızdan biri de kültürel mirasın yeniden inşası. Balkanlarda özellikle savaş görmüş yerlerden 10.000’den fazla el yazmasını dijital ortama aktardık. 5000 matbu eser 500 kadar arşiv belgesini, özetle kültürel hafızamızı  dijitale çeviriyoruz. Mezar taşlarıyla ilgili envanter çalışmaları yapılıyor. Destek veriyoruz. Bu noktada birçok faaliyetimiz var.” dedi.

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap