Dijital Hayat’ta “İnstagram Fotoğrafcılığı” Konuşuldu

İnstagram Fenomeni Ahmet Erdem Dijital Hayat Programında Bilal Eren'in konuğu oldu.

20 Kasım 2015

yeni-trend-instagram-fotografciligi

Her cuma TRT Radyo-1 de Teknoloji ve İnternet’in hayatımıza etkilerinin konuşulduğu, Bilal Eren’in sunumunu yaptığı Dijital Hayat programının bu hafta ki konuğu İnstagram Fenomeni Ahmet Erdem oldu.

Bilal Eren: Öncelikle kişisel profilinizden başlayalım. Ne zaman başladınız nasıl başladınız fotoğrafçı mısınız?

Ahmet Erdem:  On üç yıl boyunca reklamcılık yaptım. Bir ajansta( müşteri 4.02… )direktörlüğü yaptım.reklam nasıl yapılır derken  bir markayla ya da bir müşteriyle ilgilenme açısından tüm alanlarda bu konuya hakim oldum. Böylelikle hayatımda fotoğrafla ilgili bir süreç başlamıştı. Bu sürecin ardından yanlış hatırlamıyorsam 2011 yılında İnstagrama girdim. İnstagram’ın ileriye dönük kullanışlı bir mecra olacağını tahmin etmiştim.  Herkes facebook ve ya twitter da uğraşırken ben İnstagrama yatırım yaptım. O yüzden facebook ve twitter hesabım çok aktif değildir. Aynı anda hepsini yönetmek çok zordur. Ama şu anda ufak ufak hepsine yatırım yapmaya başladım. Bu şekilde devam edince insanlar sürekli neden facebooka fotoğraf yüklemedin neden twit atmadın neden instagrama yüklüyorsun diye soruyorlardı. İki yıl boyuna ben instagram üzerinden belli bir yere gelmeye çalıştım ve geldim.  Ardından ajansla olan ilişkim instagramın gerisinde kaldı. Kedime bir yıl önce yeni bir yol çizerek ajansla ilişkimi kestim. Sadece instagram üzerinden sosyal medya yönetimi yaparak hem markalara he kendime daha çok zaman ayırıyorum. Profesyonel olarak şu anda tamamen bu işe ilgileniyorum.

Bilal Eren: Ayrıyeten fotoğrafçılık yapıyor muydunuz yoksa instagramla beraber mi başladınız?

Ahmet Erdem:  Fotoğrafçılığa 2006 yılında bi merakım vardı. Kendime yarı profosyonel bir makine almıştım. O zaman o şekilde başlamıştım. Ardından instagramın ilk iki yılı iphone fotoğrafçılığıyla devam ettim. Ardından benden beklenti ve talepler yükselince mecburen kaliteyi de arttırmak için profesyonel makinalar kullanmaya başladım. İnstagram hesabımdaki fotoğraflarda hem profesyonel kamerayla çektiklerim hem de iphone ile çektiklerim var. ama markalarla çalışmaya başladıktan sonra bir marka bu fotoğrafı daha yüksek kalitede kullanmak istediği zaman ben ona mobil cihazla çekilmiş fotoğrafı verip bunu billboarda asın derginizde kullanın diyemiyorum. O yüzden mecburen kaliteyi yükseltmek ve daha sonrasını düşünmek açısından profesyonel kameralarla çekmek o anlamda daha doğru.

Bilal Eren: Başka kullandığınız program var mı? Bu işe başlayacaklar için önerileriniz nelerdir?

Ahmet Erdem:  Bunu bana dm olarak soran takipçilerime de tüm samimiyetimle yazıyorum. Kullandığım ekipmanları yazıyorum, bu şekilde yardımcı olmaya çalışıyorum.

Bilal eren: Fotoğrafçılığın tekniklerini biliyorsunuz. Renk nedir, açı nedir, ışık nerden gelir bildiğiniz çok bariz hissediliyor. Geçmişten gelen bir birikim var o belli.

Ahmet Erdem: Tabi ki reklam ve televizyon konusundaki birikim bana instagram konusunda hem kendim için hem de müşterilerime hizmet verirken doğru reklam  ya da doğru fotoğraf nasıl olur onun çok büyük artılarını yaşıyorum.

Bilal eren: İnstagram fotoğrafçılığı mobil hayata uygun olarak yükselen bir değer. Geleneksel fotoğrafçılıkla farkları var mı? Mesela anlık ayrıntıları anında görme ve paylaşma şansınız var. Böyle bir imkanınız var mı?

Ahmet Erdem: Geleneksel fotoğrafçılıkta sizde bir konu isterlerdi sizde o konuya göre fotoğraf çekerdiniz ama şimdi sosyal medyada öyle bir durum yok.  Yaşadığınız herhangi bir olay o anda sizi etkileyen bir durum yaşadığınız ufak bir aksiyon o anda farklı bir kare çıkarmanıza neden olabiliyor. Takipçileriniz sizi canlı takip ettiği için o anda yaşadığınız duyguyu daha çok merak ediyorlar ve daha farklı bir etkileşime giriyorsunuz. İşin içerisine bir de sosyallik girdiği için sizi bir adım daha farklı bir noktaya taşıyor.

Bilal Eren: Sizin tarzınız geleneksellikle instagramı karıştırmış. Siz bir kurguyla özel gidiyorsunuz oraya değil mi?

Ahmet Erdem: Özel bir fotoğraf çekilmesi istendiği zaman çok fazla işin içine kurgusal boyut sokmadan daha doğala yakın bir tarzla. İşin içinde çok fazla prodüksiyon olduğu anda insanlar onu biraz daha antipatik karşılıyor. Daha çok kendilerinin çekmek istedikleri kareye yakın bir poz çekince işte bu kareyi bende çekebilirim çekmem lazım keşke bunu ben çekseydim keşke oraya ben gitseydim demelerini sağlıyorum açıkçası.

Aslında bir nevi fahri elçi gibiyim. İnsanların görmediği gidilmemiş merak edilen belki de algısının orayla ilgili negatif olduğu acaba gitsem ne olur gitmesem ne olur dediği yerlere gidiyorum.

Bilal Eren: Hiç şurası güzel buraya gitmeliyim dediğiniz bir yer oldu mu?

Ahmet Erdem:  Tabi ki. Karadeniz’e benim çok büyük bir tutkum var. Ben her mevsim gidiyorum. Karadeniz de herkesin bildiği sadece iki yer var. Uzun göl ve Ayder Yaylası. Ben son iki senedir oralara gitmiyorum. Oralar çarpık turizm yüzünden yavaş yavaş bozulmaya başladı. Baktığımız zaman Borçka yaylaları, Artvin, Şavşat vs. insanların bilmediği bu tarz yerleri gördüklerinde o yer bizde mi, o ev Türkiye de mi diyerek merak edip oralara yöneliyorlar. Karadeniz de çalıştığım rehberim sadece benim adıma bir sürü rezervasyon alıyor. Aynı şekilde orada konaklama yaptığım bir yayla evinin çektiğim fotoğrafının benzerini çekmeye gelen insanlarla dolu. Bu şekilde oradaki turizmi de biraz canlandırıyoruz.

Bilal Eren:  Sosyal medya mecrasında hem fotoğraf çekip kurguluyorsunuz hem de anlık takipçilerinize cevaplar yazıyorsunuz, bunu nasıl sağlıyorsunuz?

Ahmet Erdem: Açıkçası fotoğraf altında yazan herkese cevap verme zamanım yok. İnstagramı da çok fazla kullanamıyorum. Daha çok fotoğraf çekmek gerekiyor. Yazılan her şeye cevap vererek geçirmektense önemli yorumlara yani enteresan yorumlara ve sorulara cevap veriyorum. Mesela bu fotoğraf hangi kamerayla çekildi, burası neresi, buraya nasıl gidebilirim, türden gelen sorulara cevap veriyorum. Bana her gelen özel mesaja özellikle bakıyorum. Eğer fotoğrafla, ekipmanla ilgili ya da yeni başlayan birisi ise onlara ben direk cevap veriyorum.

yeni-trend-instagram-fotografciligi-01

Bilal Eren: Sizi takip eden bu kitleyi nasıl toparladınız? Bunun herhâlde çok iyi fotoğraf çekmekle alakası yoktur herhâlde?

Ahmet Erdem:  Hayır alakalı değil. Şu an çok iyi fotoğraf çeken insanların daha az takipçisi olduğunu görebiliriz. Dediğim gibi dört sene önce instagrama girdiğimde kimse yoktu. İlk zamandan beri kendi hesabımı kurumsal bir şekilde yönettiğim için insanlar herhâlde duruşumdan dolayı beni sevip takip ettiler. Ya da beni kendilerine yakın hissettiler. İnsanlara genelde samimi şekilde mesajlar veririm.

Bilal Eren: fotoğraflarda öyle samimi

Ahmet Erdem: Teşekkür ederim. Çok fazla kendimi ön plana çıkarmak istemiyorum. O yüzden kendi fotoğraflarımı da çok fazla yüklemem. Çünkü instagram takipçilerimin beni takip amaçları tatil planı yapmaları, farklı bir yere giderken nelerle karşılaşacağını merak etmeleri ve bilgi almak istemeleri.

Bilal Eren: Yani bu paylaşımlar fotoğraftan öte birçok anlam ifade ediyor öyle değil mi? Kişi tatil planı yaparken sizin fotoğraflarınızdan da esinlenebilir.

Ahmet Erdem: Kesinlikle tabi ki. Benim yüklediğim fotoğrafın nerde olduğunu sorup ‘bizim buraya bu yaz gitmemiz gerekiyor ya da bu kış şuraya gidelim geçen kış Ahmet çıldır a gitmişti çok güzel fotoğrafları vardı biz İstanbul da çıldırdık’, diye söyleyip gidecek olanlar içinde direk facebook hesabımda ve bloğumda yol haritası çıkarıyorum. Gezi notlarımı da bloğumda yazıyorum (hesap adreslerini veriyor…  16.45) . o notları da yazarken oldukça samimi yazmaya çalışıyorum. Yazılarımı çok fazla kurallara takılmadan içimden geldiği gibi yazıyorum. Okuyan kişi oradan almak istediğini zaten bir şekilde alıyor.

Bilal Eren: Bir de dikkatimi çeken fotoğrafların altında hikayelerinin olması buda reklamcılıktan gelen bir şey mi?

Ahmet Erdem: Evet reklamcılığın etkisiyle oluşan durum. Fotoğrafı gören kişinin vereceği tepkiyi ben yazıyorum. Onlar gibi düşünüyorum, o sıcaklığı yakalamaya çalışıyorum. Bu şekilde paylaştığım sürece herhalde beni takip etmeye devam edecekler.

 

Bilal Eren: Sosyal medyanın hayatımızda bu kadar yer etmesi ve bazı kişileri öne çıkarması samimi olmak ve kendine ait tarzının olması, sanrım bu çok önemli. Yei başlayanlar içind esiz örnek bir kişiliksiniz.

Ahmet Erdem: Eğer siyah beyaz fotoğraf yüklemek isteyen birisi varsa yüklesin, pastel tonlarda yüklemek isteyen varsa o şekilde yüklesin. Takipçilerime hep onu söylüyorum bir tarzınız bir duruşunuz olsun, ne yapmak istediğinizi bilin, insanlar sizin peşinizden o şekilde gelsin. Yoksa hesabınız potpuri şeklinde bir şey olursa insanların kafalarını karıştırırsınız. Mesela benim gökyüzü rengi hafif pastel mavidir, insanlar onu gördüğünde Ahmet erdem in fotoğrafı diyebiliyor. Ama ite başka bir fotoğrafta o tarzı bütünlüğü göremediği zaman da benim fotoğrafım niye like almadı deyip  bana tekrar geri dönebiliyor. Bazen bakıyorum benden daha iyi fotoğraf çekmiş ama tek kare çekmiş diğer bütün karelerin hepsi birbirinden farklı. Bir tarzı oturttuktan sonra onda ısrarcı olursak devamı gelebiliyor. Bende buraya gelirken belirli noktalardan geçtim bir anda yedi yüz binlik hesap oluşmadı.

Bugün like aldığınız zaman ertesi gün daha fazla almak istiyorsunuz. Hatta gidip parayla like satın alabiliyorsunuz. Ama hiç neden daha iyi fotoğraf çekmiyorum demiyorsunuz. Benim çin sevdiğim fotoğraf az like alırsa alsın ben onu sevmişsem benim için bitmiştir.  Rakamlara çok fazla takılmıyorum. O yüzden instagram hesabımı da sabah saat dokuz ile geve saat on iki arasında kullanıyorum.

Bilal Eren: Günde kaç tane fotoğraf yüklüyorsunuz?

Ahmet Erdem: Günde en az dört fotoğraf paylaşmak da fayda var.

Bilal Eren: O kadar malzemeyi nasıl buluyorsun?

Ahmet Erdem: Bol bol gezmekle buluyorum. Bilgisayar başında fotoğraf editlemeye keşke zaman bulamasam da sürekli fotoğraf çeksem modundayım.

Bilal Eren: Şu anda yanında bile bir sürü cihaz var. sadece mobil cihaz değil profesyonel kullandığını da görmüş olduk.

Ahmet Erdem:  Ben bunu hem kendim için hem de takipçilerime daha fazlasını vermek için yapıyorum. Sürekli daha iyi nasıl yaparız daha farklı renk tonlarını nasıl yakalarız, Avrupa da, dünyada şu an popüler olan trendler neler, insanlar nelere karşı daha samimi ve yakın buluyorlar kendilerini, sürekli onları araştırıyorum.

Bilal Eren: Dünyada bu işleri yapanları takip ediyor musun?

Ahmet Erdem: Tabi ki, dünyada şu anda büyük bir gezi furyası var. Herkes inanılmaz şekilde şehir hayatından doğaya kaçıyor. Ve bizim döneceğimiz yerde zaten orası. Ben İstanbul da fotoğraf çekmekten çok Karadeniz de ya da Anadolu’da fotoğraf çekmeyi seviyorum. Belki İstanbul fotoğraflarını çok fazla çekmeme nedenim de bu. Bir kaos var. o kaos bizi hem itiyor hem de çekiyor.

Dramatik şeyler çok fazla paylaşmak istemiyorum. Bakınca insanı mutlu etmesi lazım, pozitif enerji vermesi lazım. Negatif fotoğraflar yükleyerek insanları mutlu edemem.

Bilal Eren: O zaman şöyle söyleyelim. Mutlu olmak isteyenler Ahmet erdem in instagram hesabına bakabilirler. Peki, yeni proje var mı?

Ahmet Erdem: 2016 da Türkiye de gezmediğim diğer noktaları da gezeceğim. Doğuya daha fazla ağırlık vereceğim. Tabi ki yine Karadeniz olacak.

Bilal Eren: Bu işin bütçesini nasıl buluyorsun?

Ahmet Erdem: Aslında herkesi en çok sorduğu soru bu. İnstagram hesabıma aldığım reklamları kendi kişisel gezilerimde kullanıyorum. Sonuçta bu kişisel gezileri kimse bana hediye etmiyor. Bir yere gittiğim zaman oradaki harcamaların hepsi kendi cebimden çıkıyor. Sayfama aldığım reklamlar benim gezilerime ve ekipmanlarıma gidiyor.

Bilal Eren: Peki yurt dışından dergilerine koymak için teklifler var mı?

Ahmet erdem: Var elbette. İngiltere den birkaç teklifimiz oldu. Bir markanın billboardlarında yayımlandı.  Amerika kıtasından bir iki fotoğraf olacak. Hayalimiz var. İnşallah bu kış Baykal Gölüne gideriz. Orası da merak ettiğim bir yer.

Bilal Eren: Benim asıl temennim bu isteğini ülkemiz için kullanman. Bizde malzeme çok.

Ahmet Erdem:  Bizde malzeme çok ama önemli olan onları yakalayıp görmek. Mesela Kars’a gittiğim zaman insanlar oranın böyle güzel olduğunu bilmiyordu. Artık sıradan güzel bir yer haline geldi.

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap