Dijital Hayat’ta “Sosyal Medya ve Terör” Konuşuldu

Sabah Gazetesi Teknoloji Editörü Timur Sırt Dijital Hayat Programında Bilal Eren'in konuğu oldu.

27 Kasım 2015

sosyal-medya-ve-terör

Her cuma TRT Radyo-1 de Teknoloji ve İnternet’in hayatımıza etkilerinin konuşulduğu, Bilal Eren’in sunumunu yaptığı Dijital Hayat programının bu hafta ki konuğu İnstagram Fenomeni Ahmet Erdem oldu.

Bilal Eren: Sosyal medya şirketlerinin özellikle deprem, terör afetleri gibi toplumsal olaylarda ki avantajlarını konuşacağız. Çünkü büyük topluluklara hitap ediyorlar. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Timur Sırt: Ben en yakınımdakinden başlamak istiyorum. Medya mensuplarının çalışmalarını nasıl etkiliyor? Son beş yıldır gerçekleşen doğal afetlere, terör olaylarına, soygunlara medya haberleri nereden topluyordu? Eskiden oraya muhabir gönderilirdi. Ama şimdi bakıyorsunuz Japonya da ki tsunaminin ilk videolarını, ilk haberlerini sosyal medyada telefon kamerasıyla çekilmiş videolar yansıtmaya başladı. Artık gazetecilerin hayatına vazgeçilmez bir şekilde girmiş oldu. Bugün bir siyasetçinin bir sinema sanatçısının bir futbolcunun vermek istediği mesajı bakıyorsunuz haberciler önce onun sosyal medya aracılığıyla vermek istediği mesajı paylaşıyor. Ve haberlerini oradan alıyorlar. Yani gazetecilerin artık oraya bakmadan sonuç alması imkansız hale geldi. Birçok spor servisine bakın dünyanın diğer ucundaki maç sonuçlarına ulaşabilmek için mutlaka sosyal medya üzerindeki verilere bakıyorlar. Sosyal medya bize sadece bunu sağlamıyor, aynı zamanda şirketlerin hareketlerini de görmemizi sağlıyor. Yani hangi bölgede, nerede sıcak paylaşımlar var. Bu aynı zamanda bir etkinlik de olabilir. Aynı şekilde çeşitli afetlerde de sosyal medyanın farklı kullanımlarını da görüyorsunuz. Hatırlarsanız bundan yıllar önce (…10.58 …kasırgası) çok tartışılmıştı. Hatta bu kasırga en çok da New York bölgesinde etkili olmuştu. …. Kasırgası sırasında bazı gazetelerin yorumlarında başkanlık seçimlerinin öncesine denk geldiği için bu kasırganın özellikle Obama’yı olumsuz etkileyeceğini düşünüyorlardı.  Fakat obama herkesi şaşırtacak bir şey yaptı. Kore asıllı Amerikalı bir profesör bir uygulama gerçekleştirdi. Hatta bu sosyal medya uygulamasını gerçekleştiren kişi Türkiye’ye geldi. Bu uygulama, verilerini sadece kullanıcılarının oluşturup girebildiği verilerden altı yüz tane benzin istasyonuna indeksliyorlar. Bunları yaparken de özellikle fakir lise öğrencilerinin olduğu semtlerde ki öğrencilerin katkısını alıyorlar. New York da bulunan bu altı yüz benzin istasyonunun bir yıl önce indekslemek için girilmiş verileri var. Beyaz Saray Enerji Ofisi bu çalışmanın farkına varıyor. Ve diyorlar ki kasırga sırasında insanların en çok ihtiyacı olacak şey elektriktir. Elektrik bağlantısı kesilince insanlar jeneratör kullanıyorlar. Kasırga sırasında insanlar hem benzin için hem de elektrik için daha fazla benzin kullanacaklar. Bu istasyonlara insanlar nasıl gidecek, hangisi kapalı, hangisi açık işte bu bilgileri sosyal medyaya yüklemeye başlıyorlar. (….12.50 Dedikleri bir proje bu. Yani tamamen toplum yaranına olan bilgileri verileri önce beyaz sarayın destek verdiği birim olan çağrı merkezleri oluşturuyor. Ve bunlar haritalara dönüştürüyor. Bunlar harita da açık ve kapalı oluşuna göre kırmızı ve ya yeşil oluyor. Aynı zamanda asosyal medya facebook üzerinden de girip hangisinde kuyruk uzun hangisinde kısa onları da öğreniyorlar. Böylece insanlar daha evden çıkmadan nereye gideceklerini daha önceden görüp, kuyrukların oluşmadığı yerlere gidiyorlar.   Ve ya gereksiz yolların işgal edilmesinin önüne geçmiş oluyorlar. Nerde neye daha hızlı erişme şansını sosyal medya üzerinden bulmuş oluyorlar.

Bilal Eren: O zaman bu ilk örneklerden birisi.

Timur Sırt: Evet öyle. Biz akıllı telefonları kullanıyoruz diye çok güzel yollara sahibiz diye modern toplum olmuyoruz. Önemli olan eğitimli insan olmaktır. Yapılan yolları bir teröristte kullanıyor, herhangi bir canı kurtarmak için ambulans da kullanıyor. İnternet de aynen böyledir. Yollarla medeniyeti de götürebilirsiniz cehaleti de ve ya felaketi de. Önemli olan iyi niyetleri daha çok artırmak ve toplumu da buna teşvik etmek. Yasaklamayla değil de daha çok nasıl faydalı kullanabilirimin örneklerini paylaşmak mümkün. Bence zaten sizin programınızda bu konuya katkı sağlıyor diye düşünüyorum. Negatif şeyleri paylaşmak yerine pozitif şeyleri paylaşmayı çoğaltmamız gerekiyor. Bunu çoğaltmak için iyi projeleri artırmak gerekiyor. Bunun içinde sosyal medyanın kullanımının nasıl yapılacağını, özellikle okullarda bunu göstermemiz gerekiyor.

Biliyorsunuz geçtiğimiz öğretim yılı başlarken okullarda sosyal medya kullanımına yönelik bir yönetmelik yayınlandı. Evet, bu yönetmelikler faydalı ama biz daha çok öğretmenlerimize ve öğrencilere bu bilgiyi nasıl paylaşacaklarını nasıl kullanacaklarını ve nasıl bir yayıncılık sorumluluğu aldıklarını bildirmek zorundayız. Yani bir izinsiz fotoğraf paylaşımının arkadaşının intiharına bile sebep olabileceğini bilmek zorundalar.

Amerika’da, Facebook un doğduğu yerde on üç yaş altına kullanım tavsiye edilmiyor. Zaten on üç yaş altında birisi için giriş yapılamıyor. Bunun içinde herhangi resmi bir kurumun denetleme yapmasına gerek yok.  Yani yalan bilgiyle çoğu kişi girip kullanabilir. Bizim toplumumuza yalan söylemememizin çok büyük bir erdem olduğunu anlatmamız lazım. Bizim ülkemizde daha çok bunun cihaza sahip olma yönüne yoğunlaşıyoruz. Fakat asıl sorumluluğun onu nasıl kullanılacağını göstermek olduğunu unutuyoruz.

Bilal Eren: Aslında kasırga örneğinde olduğu gibi olumlu yanlarını bu şekilde daha fazla ön plana çıkarmalıyız değil mi? Çünkü sosyal medya terör örgütünün, Işıd’in çok iyi kullandığı, kötü mesajların en iyi şekilde verildiği yer olarak tanıtılıyor. Mesela Fransa da ki olaydan sonra sosyal medyada başlatılan pray for Paris etiketi altında milyonlarca mesaj gelmiş ve orada bir toplumsal uzlaşma ortaya çıkmış. Bu gibi şeyleri çoğaltıp ortak paydada buluşmak için sosyal medya bir fırsat olabilir.

Timur Sırt: Evet aynen de öyle olmalı. Bu onu da özellikle toplumun önde gelenlerine büyük görev düşüyor. Dediğiniz gibi toplumda birçok alanda iyi şeyleri çoğaltacak örnekleri ortaya koymak gerekiyor. Ya da kötü diye yargılamak yerine oradaki iyi şeyleri göstererek insanların bakış açısını değiştirmek, insanlara iyi şeylerin yapılabileceğini göstermek gerekiyor.

Bilal Eren: Aslında Özgecan olayında bir ortak paydada buluşup bunu yaptık.

Timur Sırt: Bizim bu ortak paydaları çoğaltacağımız etkinlikleri de tasarlamamız lazım. İlla olaylar başımıza geldiğinde değil gelmeden öncede hazırlıklar yapmamız lazım. Bunun için hem sivil olum örgütlerine hem de devlete önemli görevler düşüyor diyebilirim. Eğitim kurumlarında bu tür araçların kullanımı konusunda hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin eğitilmesi gerekiyor. Çünkü burada bir anlamda yayıncılık yapıyorsunuz. Örnek vermek gerekirse Coşkun Aral savaş muhabirliği konusunda uzmandır. Geçenlerde bir Afrika ülkesini ziyaret ettiğinde bir kabilenin mensuplarını öldüren teröristlerin gazetecileri ve hazırlanmış kameraları görünce daha fazla insan katlettiğini gördüğü zaman kameralarını indirdiklerinden bahsetmişti. Yani siz kamerayı öldürülen insanlara doğru tuttuğunuz zaman bununla propaganda yapabileceğini bilen bir terör örgütü varsa siz bu kötülüğün reklamını yapmaya devam etmiş oluyorsunuz.  Bu yayını yapan gazeteci nasıl bu yayının sorumluluğunu almak zorundaysa, sosyal medyadan yayın yapan biriside bir başkasına zarar vereceğini düşündüğü paylaşımı yapmaması veya izin alması gerekmektedir.

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap