Dijital Hayat’ta “Vizyoner GDO’suz Gençler” Konuşuldu

MÜSİAD Gençlik Kurulu Başkanı Yavuz Fettahoğlu Dijital Hayat Programında Bilal Eren'in konuğu oldu.

13 Kasım 2015

vizyoner-gdo'suz-gençler

Her cuma TRT Radyo-1 de Teknoloji ve İnternet’in hayatımıza etkilerinin konuşulduğu, Bilal Eren’in sunumunu yaptığı Dijital Hayat programının bu hafta ki konuğu MÜSİAD Gençlik Kurulu Başkanı Yavuz Fettahoğlu oldu.

Bilal Eren: Bir gazetede GDO’suz gençlik diye bir yazı kaleme almışsınız. Ne demek GDO suz gençlik?

Yavuz Fettahoğlu: Hayatımızın her alanına sirayet eden yabancı fikirler, düşünceler hatta bizim medeniyetimize hiç uymayan çok farklı ideolojiyle görüşle sarmalanmış durumdayız. GDO’suz gençlik bunlardan etkilenmeden kendi  köklerinden güç alan ve hem tarihini hem vizyonun belirleyen bir gençlik tanımıydı aslında. Bu girişimcilik içinde sosyal hayat içinde geçerli. Girişimcilik genç MÜSİAD olarak bizim uğraş alanımız. O yazı GDO’suz girişimcilik diye bir yazıydı.  Girişimciliğin aslında o içinde bulunan Amerikan rüyasını silip atmak gerektiğini öğütleyen ve ya böyle olması gerektiğini düşündüren bir yazıydı. Çünkü maalesef bir çok genç Amerikan örneklerinden ve ya son günlerde son yıllarda çin örneklerinden çok etkileniyor. Bu ‘big boomer diye adlandırılan, bir anda patlayan ve bir anda çok ciddi paralar kazandıran projeleri çok önemsiyorlar. Fakat girişimcilik bu kadar hızlı para kazanılabilecek ve ya bu kadar hızlı köşeyi döndürebilecek bir ola değil emek isteyen fedakarlık isteyen bir olgudur. Bizde bunu tanımlamak için kullanmıştık.

Bilal Eren: aslından çok emek sarf ediliyor. Bunların arkasındaki o emeği görmek gerekiyor.

Yavuz Fettahoğlu: Kesinlikle öyle tam olarak anlatmak istediğimiz şey buydu. Hiçbir yol kolay yürünmüyor.  Elbette arkasında çok ciddi fedakarlıklar var. Aslında bizim medeniyetimizde bize bunu öğütlüyor. Ticari ilişkilere baktığınız zaman hep bir usta çırak kültürü, amir çırak ilişkisi görüyorsunuz. Maalesef bu gitgide son yıllarda iş hayatından ticaretin içerisinden alındı. Ve gençler sadece para kazanmak uğruna bir takım yanlış girişimlere imza atıyorlar. Bir takım yanlış girişimcilik faaliyetleri yürütüyorlar. Üniversitelerimizde her yıl binlerce konferans düzenleniyor. Fakat hangisi ne kadar efektif oturup üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.

Bilal Eren: Bizi bulmuşken ne kadar efektif olduğunuzu soralım. Bu GDO suz gençlik ne yapmalıda doğru hamleleri yapabilmeli, hangi donanımı kullanmalı, kendini nasıl yetiştirmeli.

Yavuz Fettahoğlu: Bir kere geleceği çok iyi okuması gerekiyor. Şu son on yıllık süreci ben kırılma süreci olarak tanımlıyorum. Ekonomide ticarette, ekonomi paradigmasın da birçok şey değişti. Geçmişte endüstri toplumu olan dünya halkları bugün artık bilgi toplumuna doğru hızlı bir geçiş süreci yaşıyor. Bizimde bunu çok yakinen takip edip yakalamamız lazım. Bilgi teknolojilerini yakalama anlamında maalesef geri kalmış durumdayız. En azından gençlerin buraya GDO suz bakabilmeleri gerektiğini düşünüyorum. Aslında bu konuyla alakalı yaptığımız birçok çalışma var. Onların önüne örnek abilerini getiriyoruz. Biz MÜSİAD’ın gençlik koluyuz MÜSİAD da bu alanda çok başarılara imza atan büyüklerimiz var. Mesela tecrübe paylaşım toplantıları düzenleyerek bu bilgi teknolojisini yakalama anlamında onlara örnek olabilecek şahsiyetlerle sürekli periyodik olarak bir araya getirecek organizasyonlar yapıyoruz. Bunun gibi faaliyetlerinde devam etmesi gerekiyor.

Bilal Eren: Genç MÜSİAD ne yapar?

Yavuz Fettahoğlu: Genç MÜSİAD ana tanımıyla bir girişimcilik kurulu. Doğru girişimciliği medeniyetine özgü değerleri gençlere aşılamaya çalışan bir kuruluş. Faaliyetleri aslında birçok kuruluşa benziyor ama hep içinde sihir barındırmaya çalışıyoruz. Bazı şeyleri farklı yapmaya çalışıyoruz. Örnek vereyim; bundan iki yıl önce  ‘yüz fikir yüz şirket on milyon destek’ destek diye bir projemiz vardı.  E-tohum projelerine benzer bir işti. Fakat bu tip yatırım projelerinde yatırımcı bir süre sonra maalesef fikir sahibini devreden çıkarıyor. Haliyle fikir sahibinin hiçbir önemi kalmamış oluyor. Hatta kendi projesinde çalışan hale dönüşüyor. Bu melek yatırımcılık mı şeytan yatırımcılık mı diye üzerinde çok düşünülür. O yüzden bu proje çıkmıştır bizde adını Hami Yatırımcılık olarak koyduk.  Dedik ki ancak fikir sahibi majör hisse sahibi olabilir. Yatırımcı sadece yatırım anlamında ve hamilik anlamından bu projeye sahip çıkabilir. Mesela destek anlamında yaptığımız işlerin başında bu geliyordu. Tabi birçok farklı şeyde yapıyoruz. Tecrübe paylaşım toplantıları, üniversite ortaklıklarıyla kişisel gelişim eğitimleri, ticari faaliyetler, sektör kurul toplantıları, yurt dışı gezileri, girişimcilik için gençlerin ihtiyacı olan her alanda yaptığımız muhakkak bir çalışma var.

vizyoner-gdo'suz-gençler-01

Bilal Eren: Peki bu faaliyetlere gençler nasıl katılacak? Siz mi buluyorsunuz? Bir kurum gençlere nasıl ulaşır? Çünkü birçok insan kurumlara gitmekten çekinebilir, ulaşmak da zorlanabilir. Buradaki metodunuz nedir?

Yavuz Fettahoğlu: Bu açıkçası karşılaştığımız sorunlardan bir tanesi. Öncelikle şunu belirtelim ki genç MÜSİAD’a girebilmeniz için illa bir ticari işletme sahibi olmanıza gerek yok. Aramızdaki yüzde altmış üye profiline baktığımızda ya kendi şirketinin sahibi ya da aile şirketinin yeni nesil temsilcisi.

Bilal Eren: Hepsi yönetici mi?

Yavuz Fettahoğlu: Evet çoğu tabi ki yönetici pozisyonunda. Ama %20 üniversite öğrencisi, yüzde yirmimiz de profesyonel çalışanlar. Yani büyük, orta ölçekli, küçük firmalarda çeşitli kademelerde çalışan gençler. Burada bizim kriterimiz yaş aralığıdır. 18-30 yaş aralığındaysanız ve medeniyet öğretileri noktasında belirli hassasiyetlere sahip bir gençseniz ve girişimciliği hayal ediyorsanız bizim kapımız tüm gençlere açıktır. Önemli olan diğer bir kriterimiz de biz referansla üyelik alan bir kurumuz. Ama bu şu da demek değildir ki kimseyi tanımıyorsanız gelip üye olmanız mümkün değil durumunu oluşturmuyor. Gelip tanışıp organizasyonlara katılıp orada ekiple tanışıp heyecanınızı onlarla paylaşıp size referans olmalarını sağlayabiliyorsunuz.

Bilal Eren: Özellikle üniversite gençliğinin sizinle kalın duvarlar olmadan irtibat kurabilmesi çok önemli.

Yavuz Fettahoğlu: Tabi ki bu referanslı üyelik sisteminin dezavantajları var. ama bir yandan da baktığımız zaman temiz bir yapı olarak kalmanın yolu bu referanslı üyelik sisteminden geçiyor. Çünkü referans olarak sadece o kişinin üye olmasını sağlamıyorsunuz o insana da kefil olmuş oluyorsunuz. Genç MÜSİAD’ın on üçüncü yılı, biz profilimize baktığımız zaman hepsi aktivistler. Kâğıt üzerinde üyeliğimiz yok denecek kadar az. Bu referanslı üyelik sisteminin de getirmiş olduğu bir şey. Çünkü sivil toplum vaktinizden, cebinizden fedakârlık yapılması gereken bir iştir. Referanslı bir şekilde üye olduğunuz takdirde sadece o size refrans olan kişiyi kırmamak için bile gelip faaliyetlerde bulunuyorsunuz.

Bilal Eren: O zaman üniversitelerde bir yapılanmanız mı var?

Yavuz Fettahoğlu: Tabi ki yapılanmamız var. Türkiye’de bir çok üniversitede temsilcimiz var. Fakat tabi ki tamamında yapılanmış değiliz. Hedefimiz tüm üniversitelere temsilci atamak. Kısa süre içinde gerçekleştirmeyi planladığımız bir iş bu.

Bilal Eren: Mesela 18-19 kasım  twitter başkan yardımcısı geliyor. Bu önemli bir olay. Belki burada fikirlerini paylaşacak ve burada bir iletişim kuracak. Kullandığımız mecranın önemli bir mevkisin de ki insan geliyor. Bu etkinlikle ilgili biraz konuşabilir miyiz?

 Yavuz Fettahoğlu: MÜSİAD hem adına hem büyüklüğüne yakışır faaliyetler yapıyor.MÜSİAD vizyoner projesi de bunlardan bir tanesi. Bahsettiğim bu tecrübe paylaşım projesi toplantılarının bir tık üstü diyebiliriz. Bizim tabi ki küçük organizasyonlarımızda oluyor. Önemli mevkilerdeki iş adamlarını temsilcilerimizle buluşturuyoruz. Fakat vizyoner bunların tamamının iki gün boyunca konsantre bir şekilde orada bulunduracak çok büyük bir etkinlik. Zaten baktığınız zaman dünyada buraya gidiyor. Küçük etkinlikler yeterli ilgi ve etkiyi uyandırmıyor. Böyle büyük projelerle daha fazla kitleye ulaşıp daha güzel hitap edebiliyorsunuz. Vizyoner de bunu hedefliyor. Bu seneki ilk temamız gelecekle iş yapmak olarak belirlendi. Değişen dünya, değişen ekonomiler, değişen ticari piyasalar sizin bu alanı çok iyi okumanızı gerektiriyor. Bu projede de sektörden Ali Ülker, Temel Kotil, Colin Covel, Turkcell’in Ceo su Kaan Terzioğlu gibi alanlarından uzman isimleri burada ağırlayacağız . Bu organizasyon oturumlar halinde olacak ve iki gün sürecek. Her oturumun farklı başlığı var. Başlıklarımız gelecek de yeni pazarlar, gelecek de yeni sektörler, gelecek de şirketler nelerle karşılaşacak bunları onlara şimdiden anlatmaya çalışacağız.

Bilal Eren: Dinleyicilerimizden meraklı olanlar katılımı nasıl yapabilirler?

Yavuz Fettahoğlu: Bu halka açık bir organizasyon fakat kayıt gerekiyor. Bu sene ki ana temamız adil dünya girişimi olarak belirlendi. Bunun sebebi de şu an da dünyada ki en büyük sorunun adaletsizlik olduğunu görüyoruz. İki tane ön çalışma toplantısı yaptık. Zürih ve katar da. Uluslararası kontaklarımız çok fazla. Onlardan aldığımız bilgiyle dünyanın en büyük probleminin adaletsizlik olduğunu bize gösteriyor. Atta öyle büyük bir problem ki bundan altı yıl sonra dünya üzerinde ki servetin yarısından fazlası dünya üzerinde yaşayan insanların yüzde birinin eline geçecek. Maalesef bu korkunç bir süreç. Aslında yaşanan tüm bu süreçlerin problemlerin savaşların ekonomik krizlerin sosyal problemlerin altında adaletsizlik yatıyor. Bizde İnşallah bunu derinlemesine incelemeyi düşünüyoruz. Çünkü bu organizasyon sadece ticari ekonomik bir organizasyon değil aynı zamanda sosyo-kültürel bir organizasyon.  Dünya gençliği ile bu adaletsizlik problemine çözüm üretmeye çalışacağız. Adil dünya inisiyatifi diye de bir yapı kurmayı hedefliyoruz. Hem üyesi olduğumuz mevcut birlikler hem de yeni katılacak uluslararası kuruluşlarla bu birliği kurup dünya üzerindeki adaletsizliğe iki yıl boyunca uluslararası eylemlerle diğer ülkelerle senkronize bir şekilde tepki göstereceğiz.  Gençlerin enerjisini bu şekilde kullanmak istiyoruz. Sürpriz farklı altı ana başlık üzerinde altı tane eylem planımız var. Yapacağımız bu work shoplar da bu eylem planlarının altını dolduracağız.  İnşallah son iki yılda bunları sahnelemeye Başlayacağız.

Bilal Eren: Adaletsizlik vurgusuna demek iş adamlarından başlıyorsunuz bu da ilginç bir şey.

Yavuz Fettahoğlu: Çünkü ekonomi kaynaklı her şey.  Ticaret sadece parA kazanmak ve ya bir iş üretmek değil.  Ticaret aslında toplumları da şekillendiriyor. Baktığınız zaman İslam medeniyeti de ticaretle yayılmış, batı toplumlarının bugün bu kadar üzerimizdeki etkisi de yine onların ticari başarılarıyla alakalı. Onların markalarını ve hayat tarzlarını kullanıyoruz. Bugün baktığınız zaman Suriyeli gençlerle batı gençleri arasında fikri olarak eğitim olarak hiçbir fark yok. Özellikle arap ve asya coğrafyasında çok kaliteli insanlar var. üç dört yabancı dil biliyorlar. Maalesef Türk gençlerinden de eğitim alanında birazda üst seviyedeler. Fakat bu kardeşlerimizin yaşantılarına bakıyorsunuz çok zor ekonomik imkanlarla imtihanlarla boğuşmak durumunda kalıyorlar. Biz bunları batının da görmesini istiyoruz.  Bunun sadece bizim problemimiz olmadığını yarın onlarında kapısını çalabileceğini fark etmelerini istiyoruz. Bu sorunların sadece doğunun değil batının da sorunu olduğunu gençlerimizle konuşmak istiyoruz. İnşallah biz yeni nesil uyanık genç MÜSİAD’ı destekleyeceğiz.

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap