Fobileri yenmek için sanal gerçekliğe…

Gündelik yaşamı sekteye uğratan korku, fobi ve stres bozukluklarının tedavisinde kullanılmak üzere sanal gerçeklik teknolojilerine dayalı bir sistem geliştirildi. Sistem, hayvan, yükseklik, kapalı ve açık alan gibi korku ve fobileri olanların hiçbir gerçek tehlikeye maruz kalmadan, geleneksel yöntemlere göre çok daha hızlı ve düşük maliyetle tedavisine olanak veriyor.

2 Ekim 2016

Yenilikçi teknolojiler, sanal ve artırılmış gerçeklik, sağlık ve güvenlik sistemleri alanında faaliyet gösteren İdeasis firması, TÜBİTAK KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı tarafından desteklenen Basit Fobilerde Sanal Gerçeklik Teknolojisi Uygulamaları ile Tedaviye Yardımcı Araç Geliştirme Projesi kapsamında yürütülen çalışmaları ürüne dönüştürdü.

Fobilerin tedavisinde uygulanan “maruz bırakma/alıştırma” yönteminden hareket edilen projede, kişinin korkusu olan duruma alıştırılması hedefleniyor. Bu yöntemde, kişi korktuğu durumla veya nesneyle/olayla yüzleşerek buna alışıyor ve zamanla daha az korkmaya veya hiç korkmamaya başlıyor.

Uzmanlar, geleneksel yollarla maruz bırakma tedavisini uygularken danışanları ile beraber yükseklik korkusu için asansöre binmek, uçuş korkusu olanlarla uçağa binmek gibi seanslar bile düzenleyebiliyor. Zahmetli, maliyetli ve zaman alıcı bu süreçler, her korku için uygulanamıyor.

Geliştirilen Vivoos VR sisteminde iyi tasarlanmış ve gerçekçi bir sanal ortamda, kişi, hiçbir gerçek tehlikeye maruz kalmadan ve geleneksel yöntemlere göre çok daha hızlı bir biçimde tedavi olabiliyor. Psikiyatri uzmanı veya klinik psikolog eşliğinde yürütülen uygulamada, birey, aşırı korkusuyla ilgili senaryolara aşamalı bir şekilde, sanal gerçeklik gözlüğü üzerinden maruz bırakılıyor. Her bir aşamadaki senaryo içeriğine alışma etkisi gerçekleşene kadar maruz bırakma devam ediyor. Uygulama sırasında kalp atım hızı ve deri iletkenliğini gözlemlemek için sağ ve sol el parmaklarına alıcılar bağlanıyor. Böylece kişinin o anki korku durumu anlık olarak ekrandan izlenebiliyor ve aşamalar arasında geçişler yaparken yalnızca sözlü olarak alınan tepkilere değil, sensör değerlerine de bakılarak karar verilebiliyor.

sanal3

Tüm seans, geliştirilen raporlama altyapısı üzerinden takip edilebiliyor, geriye dönük incelenebiliyor. Seans süresince olduğu gibi sonrasında da hekim yapılan terapinin etkilerini görebiliyor. Bir sonraki seans planlamasını da bu verilere göre yapabiliyor.

“10-12 seans, 2-3’e düşüyor” 

Hacettepe Üniversitesi Teknoloji Transfer Merkezi adına projede akademik danışman olarak görev alan Doç. Dr. Sedat Işıklı, bazı durum ve nesnelerin kişiler için fobi ya da aşırı korku kaynağı olabildiğini belirtiyor ve köpek, kedi, kapalı/açık alan ya da uçmanın bunlara örnek gösterilebileceğini belirtiyor.

Geleneksel yöntemlerde fobilerin tedavisinde maruz bırakma tekniğinin kullanıldığına işaret eden Işıklı, şunları kaydetti:

“Son 10 yılda böyle bir teknoloji gelişmeye başladı. Bir kere doğrudan nesne ya da durumla gerçekten yüzleşmeniz gerekmiyor. Yüzleşiyormuşsunuz gibi bir hissiyat yaratıyor bu teknoloji. Böylece maruz bırakma tedavilerini gerçekleştirmek mümkün olabiliyor. Bu durumlara açık ya da kapalı alan, yükseklik, kedi, köpek, örümcek, arı örnek gösterilebilir. Tedavi için bu hayvanları seans odasına getirmeniz gerekmiyor, deyim yerindeyse teknoloji bunu getiriyor. Dolayısıyla çok boyutlu ekonomik bir tarafı var. Zamandan tasarruf sağlıyor, olanaklar genişliyor. Her defasında bir kedi ya da köpek bulmanız gerekmiyor. Seans sayıları azalıyor. Geleneksel yöntemle ortalama 10-12 seansta tedavi edebildiğiniz kişileri, bu teknolojiyi kullandığınızda 2-3 seansta tedavi edebiliyorsunuz.”

sanal4

Yeni yılda piyasaya çıkacak 

İdeasis Yönetici Ortağı Oğuzhan Köksal, sanal gerçeklik teknolojilerine yönelik Ar-Ge faaliyetleri yürüttüklerini belirterek, daha yeni ve az odaklanılan bir alan olması nedeniyle psikolojiye yöneldiklerini söyledi. TÜBİTAK tarafından desteklenen bir Ar-Ge projesi sonucunda ürünün ortaya çıktığını ve klinik testlerini yaptıklarını ifade eden Köksal, “Ürünü Ocak 2017’de piyasaya çıkarmayı planlıyoruz. Şu ana kadar aldığımız tepkiler olumlu. Yıl ortalarına doğru yaygın bir kullanıma erişmeyi umuyoruz. Bunun yanında elimizdeki mevcut içeriği geliştirmek istiyoruz. Ülkemizin mevcut konjonktürü dolayısıyla ciddi bir kesim insanımız travma yaşadı. Stresten kaynaklanan bazı sorunları çözmek için ayrı içerikler ve senaryolar hazırlıyoruz” ifadelerini kullanıyor.

 

 

Kaynak: www.aa.com.tr

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap