İş Dünyasında Bilişim Sistemleri Dijital Hayat’da Konuşuldu

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Aslı Sencer Dijital Hayat Programında Bilal Eren'in konuğu oldu.

13 Mayıs 2016

is-dünyasında-bilisim-sistemleri

Her cuma TRT Radyo-1 de Teknoloji ve İnternet’in hayatımıza etkilerinin konuşulduğu, Bilal Eren’in sunumunu yaptığı Dijital Hayat programının bu hafta ki konuğu, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Aslı Sencer   oldu

Yönetim Bilişim Sistemleri Nedir? 

Aslı Sencer; “Yönetim Bilişim Sistemleri; bilişim dünyası ile iş dünyası arasındaki bağlantıyı sağlıyor. Bizim lisans programımızın ilk 2 yılında bilişim ile ilgili dersler, bir yandan da idari bilimler ile ilgili dersler bir arada alınır. İşletme bölümünün gördüğü derslerin aynısını bizim bölümümüzdeki öğrencilerde görür. Aynı şekilde bilgisayar mühendisliği bölümünün de bazı derslerini ilk 2 yılda görür öğrencilerimiz. Ama ondan sonra entegrasyon vardır. Yani biz bilişimi kullanarak iş hayatındaki vereceğimiz kararları nasıl daha verimli şekle getirebiliriz. Yada bilişim sistemlerinin nasıl geliştirmeliyiz bu süreçler nasıl planlanmalı, organize edilmeli. Örneğin; burada bizim en çok beğendiğimiz derslerin içerisinde sistem analiz ve tasarım dersleri vardır. Bunlar başka programlarda göremeyeceğiniz derslerdir. Bu dersler bölümü idari bilimlerden ve mühendisliklerden ayırır. Bu zaten bütün dünyada artık anlaşıldı ve her ülkede bunun belli bir komitesi ve topluluğu oluştu. Burada entegrasyon dersleri var karar destek sistemleri, kurumsal bilgi sistemleri gibi birçok dersimiz var ve hepside proje tabanlı derslerdir” diyerek Yönetim Bilişim sistemlerini açıkladı.

Peki Buradan Mezun Olan Öğrenciler Hangi Sektörlere Dağılıyor?

Aslı Sencer: “Bilişim sektöründe çok rahatlıkla çalışabiliyorlar. Sistem geliştirme konusunda uzman oldukları için sistem tasarımı ve geliştirme alanlarında çalışıyorlar. Ama şuan bilişim hangimizin hayatında yok ki. Bütün şirketleri içerisinde bilişim bölümleri var. Dolayısıyla her yerde çalışıyorlar. İş analisti olarak çalışıyorlar, süreç bölümlerinde çalışıyorlar. Geliştirmede daha az çalışıyorlar çünkü o daha çok mühendisler yer alıyorlar. Ama Bu tip bilişim sistemi geliştirme projelerine yönetici olarak bu arkadaşlardan daha iyilerini düşünemiyorum. Bir başka şekilde söylemek gerekirse; iş dünyasında  satış alanına girildiği zaman da teknik ürünleri, bilişim ürünlerini satarken de bunları tanıtan ve satıcı olarak en iyi gene yönetim bilişim sistemleri mezunlarını öneriyorum ben. Çünkü teknik donanımını bilmediğiniz üretiminde bulunmadığınız bir ürünü çok rahat satamazsınız. Kesinlikle teknik bilgi gerektirir bu da.”

Tüm sektörlerde sağlıktan ekonomiye kadar bütün bu çalışan şirketlerde genel müdür yardımcılığı seviyesine kadar artık çıkmış durumda. Veriyi bilen, İnternet’i bilen, teknolojiyi bilen genel müdür yardımcıları var, dijitalden sorumlu sanırım.

Aslı Sencer: CEO’nun altında bilişimden sorumlu genel müdür yardımcıları var ve bunlar artık o kadar güçlüler ki. Bilişimin bu kadar güçlendiği dünyada CIOlarda çok güçlendiler. Ve şöyle denmekte; ilerde CIOlar CEO pozisyonlarını da alacaklar. Zaten bilişim şirketlerine baktığımız zaman teknoloji üreten şirketlerine baktığımız zaman orada durum farklı zaten dediğimiz gibi CEO denilen kişi bu pozisyonda oluyor.

 Belki bu son zamanda konuşulan endüstri 4.0 dediğimiz kavramı da destekleyen bir şey?

Aslı Sencer: Evet bir süredir söyleniyor ve çok moda şuanda. Aslında çok yeni bir şey değil. Bu daha çok nesnelerin İnternet’i olarak geçiyor, dijitalleşme devrimi diye geçiyor. Ama Almanlara baktığımız zaman ki onlarda bu alanda çok güçlüler özellikler kurumsal kaynak planlaması alanında çok güçlendiler. Onlar ise buna endüstri 4 devrimiz adını koydular. Artık biz karaları alırken bambaşka şeyleri düşünüyoruz. Nesnelerin birbirleriyle iletişim kurduğu bize anında veriyi verdiği ve böylelikle kararlarımızı çok daha düzgün ve doğru bir şekilde verebildiğimiz bir ortamdan bahsediyoruz. Çok heyecan verici örnekler var.

 Sizde bu işin akademi tarafını temsil ediyorsunuz. İnsanları yetiştiriyorsunuz sektöre.

Aslı Sencer: Evet ve bundan büyük gurur duyuyoruz çünkü mezunlarımızın inanılmaz güzel başarıları var.

 Bu kadar işin arasında böyle bir kongreyi organize etmek zor olmadı mı?

Aslı Sencer:”Bu bölüm olarak en büyük hayalimizdi. Ben orada temsilci oldum. Bu bir bölüm kararımızdı. Biz bölümünüzü 1995 yılında kurduk 2000 den itibaren mezunlarımızı vermeye başladık. Bu alanın Türkiyede ki öncüleri olduk. Ve bundan mutluluk duyduk. Şuanda Türkiye deki hemen her üniversite de yönetim bilişim sistemleri dersi var. Ama bu işin akademisini biz en iyi şekilde takip etmek zorundayız. Biz akademisyenlerin birlikte iş yaptığı dayanışmalı iş yaptığımız bir sürü yabancı ortaklarımız var. Bizim sürekli takip ettiğimiz uluslararası çok büyük konferanslar var. Bölüm artık dünyada çok büyük bir hadise yerini aldı. Amerika da organizasyonda bahsedeyim;  association of information systems var mesela. Bizim alanımızdaki en büyük organizasyon. 90 dan fazla ülkenin 6000 den fazla üye akademisyen ve profesyonel var. Bu organizasyonun en büyük özelliği diyor ki; teori sadece teoride kalmamalıdır. Özellikle bilişim alanında gelişme istiyorsak biz mutlaka uygulamayı görmeliyiz ve performansı izlemeliyiz. Uygulama biz yeni araştırma alanları açar. Bizde uygulama alanları açıyoruz ve onlardan besleniyoruz. Bu topluluğun içerisinde gerçekten de yönetim bilişimin doğasına çok uygun bir şekilde akademisyenler hem de bir yandan bu işin profesyonelleri var. Bu organizasyonun çeşitli konfederasyonları var ve bilişim sistemleri Avrupa konferansının 24. sü ilk kez Türkiye ye geliyor. 24 yıldır her yıl yapılan bu konferans daha türkiyeye gelmedi. Bu konferans Avrupa da ki en büyük konferanstır.  Bizim bu konferansı Türkiye ye getirmemiz çok büyük bir akademik başarıdır. Bize şöyle diyorlar; isis ile Türkiye Avrupa birliğine girdi diyorlar.”

is-dünyasında-bilisim-sistemleri-01

Macerayı da merak ediyoruz.

Aslı Sencer: “Maceramız 3 sene önce başladı. Aslında biz bölüm öğretmenleri olarak konferanslara hep katılıyoruz fakat bundan 3 sene önce ülkemizde bir konferans yapmak için akademisyenlerle konuştuk. Rektörümüz Gülay hanımda bizlere tam desteğini sundu. Bu konferansa girmeden önce organizasyonlara katıldık. Böylelikle oluyor network işine girmeden konferansı buraya getiremezsiniz. Ardından Türkler olarak evet bizde sizinle aynı dili konuşabiliyoruz aynı kalitede makaleler yapabiliyoruz. Bunları gösterdikten sonra bizim tabi ki orada bir ağımız oluştu. Bize en büyük desteği verenlerden bir tanesi prof. İzac tır. Robert koleji mezundur. Yönetim bilişim sistemlerinde dünyada 1 numaradır diyebilirim. Konferans 11-15 tarihleri arasında Boğaziçi güney kampüsünde olacak.”

Peki neleri konuşacaksınız?

Aslı Sencer: “Konferansın içerisinde aslında içerisinde paralel oturumlar var paneller var çalıştaylar var genç akademisyenler için konsorsiyum var. 11 ile 12 haziranda ön konferans aktivitelerimiz var. Sonra dünyadan seçilen 20 tane doktora öğrencisi var. Bunlardan bir tanesi de Türktür. Doktora konsorsiyumu yapılacak ardından ayın 13’ünde 3 gün sürecek konferansımız başlıyor. Hepsinin sonunda prototip yazılım sunumları olacak poster sunumları olacak. Çok farklı ve renkli ve güzel bir konferans.”

Konuşmacılar sanırım sadece akademisyenler değil?

Aslı Sencer: “Bu bölümde çoğunlukla çoğunlukla akademisyenler vardır. Ama beni çok sevindiren 25 tane profesyonel erken kayıt yaptırdı. Firma temsilcileri kendileri. Konferans öncesi aktivitelerine de katılıyorlar. Burası çok iyi öğrenme yeri çünkü karşılıklı güzel tartışmalar olur.”

Sosyal medya ve dijital medya gibi konularda neler konuşmayı planlıyorsunuz?

Aslı Sencer: “Bunlar çok geniş konular. Büyük veri alanında çok şeyler söylenebilir. Yapılan araştırmalar var. Büyük veri başarıları hangi alanlarda kullanılıyor. 3. Gündeki sempozyum üzerinden anlatırsam daha rahat anlatırım bu konuyu. Konferansın son günüde artık aramıza daha çok profesyonelleri alıyoruz. Bir günlük sempozyumumuz var buna tabi ki konferanstan katılan insanlar olacak. Türkiye de bilişim alanında neler yapıldığını görmek istiyorlar. Bu Türkiye için çok önemli. Türkiye de yüz akı birçok şey yapılıyor ve bunların görülmesini istiyoruz. Sempozyumda önemli anahtar konuşmacılarımız olacak ve ardından 3 tane panelimiz olacak bir tanesi büyük veri, diğeri dijital dönüşüm, sonuncusu ise sosyal medyadır. Bu alanların içerisinden çekici olan konular bunlardır.  Dijital teknolojiler yıllardır global ekonomiyi dönüştürüyorlar. Bilişim teknolojilerindeki gelişmelerden hepimiz etkileniyoruz. Araştırmalarda görüyoruz ki bu gelişleri iş süreçlerine entegre edebilen şirketler ciddi rekabet avantajı kazanıyorlar. Her zaman başarılı olup olmadığını araştırıyoruz. Sempozyumda da bunlar konuşulacak. Mesela görüyoruz ki stratejinizi buna göre uyarlamazsınız, bilişim stratejiniz buna uymuyorsa liderleriniz buna inanmıyorsa başarıyı sağlayamıyorsunuz. Dijital strateji destekli liderlik. Yani liderlerimizin risk alabiliyor olması lazım. Eskiden de vardı bu ama biraz daha risk almaya yönelebilen şirketler başarıyorlar”.

 Katılamayacak olanlar için sosyal medyadan kamuoyuyla paylaşacak mısınız?

Haberciler olacak aramızda. Medyada yer bulacak. Hürriyet gazetesi haber sponsorumuz olacak.

Her sektörde araştırmalara baktığımız zaman şu benim için enteresandı; dijital dönüşüm bazı sektörlerde başarılı olurken bazılarında değil. Kimya ve metal sanayi üreticileri uygulama konusunda henüz yetersizler ve kendi Pazar stratejilerinde fazla etkisi olmadığını söylüyorlar. Sağlık, finansal servisler, biyoteknoloji,ilaç sanayi, telekominikasyon firmaları bu konuda başarılılar. Bunlar orada tartışılacak.

Aslı Sencer: “Gelişmeleri twitter akışımız dan paylaşacağız. Ecis 2016 olarak takip edebililer. Ecis akademisyenler ve profesyonelleri için katılması kolay olmayan bir yer. En iyileri alıyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap