Körfez ülkeleri DEAŞ’a karşı elektronik ordularını arıyor…!

Son dönemde başta DEAŞ olmak üzere terör örgütlerinin sosyal medyayı etkili kullanımı, özellikle terör örgütlerinin faaliyet gösterdiği bölge ülkelerini yeni arayışlara itiyor. Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkeler terör örgütleriyle sosyal medyada savaşmak amacıyla siber ordu kurulması için girişim başlattı.

23 Ocak 2017

digitalarmy

2013 ile 2015 yılları arasında terör örgütü DEAŞ dünya genelinde 19 ülkede faaliyet göstermeye başladı ve sosyal medyayı kullanarak Irak ile Suriye dışındaki ülkelerden 30,000 militan devşirdi.

Suudi Arabistan’da hükümetten bağımsız faaliyet yürüten Sakina Kampanyası tarafından yapılan bir araştırma, Suudi kullanıcılarına sosyal medyadan şiddet eylemleri düzenleme, radikal örgütlere katılma ya da ülkeleri istikrarsızlaştırmak için sözlü ve fiziksel saldırı düzenleme çağrısı yapan dakikada 90 Twitter mesajı geldiği belirlendi. Bu rakam günde 129,600 mesaja denk geliyor.

İşte bu nedenle Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerdeki karar alıcılar, DEAŞ ile mücadele için kendi elektronik ordusunu oluşturma kararı almış durumda.

körfez

Girişim henüz kağıt üstünde olsa da, Suudi dijital terör uzmanı Dr. Abdulrıza El-Morjan, DEAŞ gibi radikal örgütlerle mücadele etmenin savaşın sanal dünyaya taşınmasıyla olacağını belirtiyor. El-Morjan, “Körfez bölgesinde dijital bir ordu oluşturulması gerekli. Bu ordu internet üzerinde kendilerine sempatizan toplayan teröristler ve ideologlar ile mücadele edecek. Çünkü devletler siber suçların gerçekleştiğini ve çoğunluğunun kendi kontrolleri dışındaki sosyal  medya hesaplarından düzenlendiğini biliyor” ifadelerini kullanıyor.

DEAŞ’ın sofistike internet kullanımı

İstatistikler, terör örgütü DEAŞ’ın kendisine eleman bulmak ve ideolojisini yaymak için interneti oldukça sofistike ve etkili şekilde  kullanıyor olduğunu ortaya koyuyor ve bu da mücadele için sanal bir ordu kurulmasının aciliyetini gündeme getiriyor.

2013 ile 2015 yıllara arasında DEAŞ üslendiği Irak ve Suriye dışındaki 19 ülkeden 30,00 dolayında militan devşirmeyi başardı. Son gelen bilgiler, internet üzerinden yapılan propaganda ile bu rakamın 2015 yılından bu yana hızla arttığını da ortaya koyuyor.

Ancak dijital terör uzmanları kurulacak ortak bir elektronik ordunun mücadele için tek araç olduğunu ancak nihai hedef olmadığını belirtiyor. Suudi dijital terör uzmanı Al-Morjan, ileride elektronik orduyu dönüşecek olan ve sivil altyapı kullanılan bir oluşumun kurulmasının mecburi olduğuna dikkat çekiyor.

körfez2

Al-Morjan, “Güvenlik herkesin sorumluluğunda. Bizim önerdiğimiz, özellikle Körfez bölgesinde internet üzerinden terörist gruplarla mücadele edecek bir oluşumun çerçevesini kurmak. Bu işlem, terör ile şiddeti öven ve trend haline gelen hashtag’leri yakından izleyecek önleyici adımlar atılmasını, ancak daha da önemlisi, hedef kitlelerde bir farkındalık yaratılmasını içermeli. Burada önemli olan bu hedef kitleye, DEAŞ ulaşamadan ulaşmak olmalı” diye konuşuyor.

Şu ana kadar Suudi Arabistan, Sakinah Kampanyası adlı oluşum ile İslami İşler Bakanlığı arasındaki işbirliği ile bu yönde bazı adımlar atmaya başlamış durumda. Bu kapsamda, yetenekli alimler internet üzerinde faaliyet yürüten sohbet odalarına girerek, kullanıcılar ile İslam üzerine sohbetler ediyor ve aşırı fikirlerin tehlikelerini anlatıyor.

Tepkisel değil, proaktif bir uygulama… 

Al-Morjan’a göre uygulama, İsrail tarafından gündeme getirilen Hasbara Kampanyası’ndan çok farklı. Hasbara Kampanyası, İsrail ve uygulamaları karşısında pozitif bir propaganda yaymak amacıyla oluşturulan bir halkla ilişkiler faaliyetinden oluşuyor. Bahsedilen uygulama aynı zamanda İran tarafından oluşturulan ve ülkelere siber saldırılar düzenleyecek İranlı hackerları işe almak için faaliyet gösteren İran Siber Ordusu’ndan da farklı.

Al-Morjan, “Bizim önerdiğimiz, Körfez bölgesindeki ülkeleri hedef alan siber terörizme karşı koymak için tepkisellikten uzak proaktif bir ordunun oluşturulması. Sakina Kampanyası tarafından yapılan bir araştırma, DEAŞ’a katılan Suudi vatandaşlarının %30’una sosyal medya üzerinden ulaşıldığını ortaya koydu. Bu mücadeleyi yürütebilmek için benim teklifim hükümetlerin sosyal medya şirketleriyle çok daha yakın ilişki içine girmeleri. Çünkü şu anda Twitter ve Facebook gibi şirketlerle işbirliğini geliştirmede güçlükler yaşıyoruz. İşbirliğini artırmak, bu şirketlerin tehlikeli ve aşırı içerikleri takip etmelerine yardımcı olunması da sağlayacaktır” ifadelerini kullanıyor.

Aslında Arap dünyasında internete ulaşımın son dönemdeki artışı, bu tür operasyonları teorinin ötesinde bir gerçeklik haline getirmiş durumda.

Arap gençlerinin %52’si Facebook üzerinden arkadaşlarıyla hikayeler paylaşıyor. Bu rakam bir önceki yıla oranla %11’lir bir artış anlamına geliyor. 18-24 yaş arasındaki Arap gençlerinin sadece %17’si haberlere ulaşmak için gazeteleri bir kaynak olarak kullanıyor.

Uzmanlar bu nedenle sadece sokaktaki insanların değil, karar alıcıların da siber terörizm konusunun ne kadar büyük bir mücadele alanı olduğunu anlaması gerektiğine dikkat çekiyor.

Kaynak: www.english.alarabiya.net

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap