Türkiye’de siber güvenlik pazarında yerli ürünlere ihtiyaç var…!

Türkiye’de siber güvenlik pazarının %97’si yabancıların elinde bulunuyor. Yaklaşık 1,5 milyar dolarlık pazarda Türkiye'nin payı sadece 45 milyon dolar. Uzmanlar, Türkiye’nin milli ve yerli ürün geliştirmesi gerektiğine ve bunun için de yatırıma ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor.

24 Ocak 2017

sibergüvenliktürkiye

Yaşar Üniversitesi ve HAVELSAN işbirliğiyle düzenlenen CySec 2017 Siber Güvenlik Konferansında, Türkiye’nin dört bir yanından sektör temsilcileri, dernekler, akademisyen ve öğrenciler bir araya geldi. HAVELSAN Teknoloji ve Akademi Direktörü Doç. Dr. İzzet Gökhan Özbilgin, siber güvenlikte milli çözümlerin olmazsa olmaz olduğunu vurgulayarak, HAVELSAN olarak yerli ve milli çözümler geliştirdiklerini belirtip sanayi ile akademi dünyasının bu alanda bir araya gelmesinin önemine dikkat çekti.

Bilgi Güvenliği Derneği Denetleme Kurulu Başkanı Mustafa Ünver de 2017 yılında 1.5 milyar dolarlık hacmi bulması öngörülen Türkiye’nin siber güvenlik pazarının %97’sinin yabancıların elinde olduğunu belirterek, “Siber güvenlik önemli bir tehdit. Devletin ciddi anlamda desteklediği bu pazara yatırım yapmak ve ürün geliştirmek lazım” dedi.

124 bin siber saldırı gerçekleşiyor

Yaşar Üniversitesi Selçuk Yaşar Kampüsü’nde yapılan Siber Güvenlik Konferansı iki gün sürdü. Konferans boyunca, sektör ve dernek temsilcileri ile Yaşar Üniversitesi akademisyenleri, siber güvenlikle ilgili birçok konuda bildiri sundu. Konferansın açılışında konuşan Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemali Dinçer, “Dünyada, haftada ortalama 124 bin siber saldırı gerçekleşiyor. Saldırıların sayısı kadar neden olduğu hasarın parasal boyutları ürkütücü, yıllık 400 milyar dolar mali kayıp tahmin ediliyor ve 2019’da bu rakamın 2,1 trilyon doları bulacağı ön görülüyor. Siber güvenlikte, devlet, özel sektör ve tüm bilim kurumlarına önemli görevler düşüyor. Biz de akademik programlarımızla, araştırma konularıyla, kurduğumuz siber güvenlik laboratuvarı ile bu alana önem veriyoruz. Sorunların çözümünde, üniversite olarak mutlaka öncü olarak yer almalıyız. Bu işbirliğini çok önemsiyoruz” dedi.

“Milli ürünler için çalışıyoruz” 

HAVELSAN’ın simülatörlerden akıllı hastanelere, E-Devlet hizmetlerinden komuta kontrole kadar yazılımın yoğun olduğu birçok alanda çalışan bir yazılım şirketi ve aynı zamanda bilişim alanında entagratör olduğunu hatırlatan HAVELSAN Teknoloji ve Akademi Direktörü Doç. Dr. İzzet Gökhan Özbilgin ise, “Akıl istenilen her yerde” olduklarını belirtti.

havelsan

Siber güvenlik alanında yaptıkları çalışmalarla ilgili de bilgi veren Özbilgin, sanayi ile akademi dünyasının teknoloji konusunda bir araya gelmesinin çok önemli olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Özbilgin, “HAVELSAN olarak, siber güvenliğin milli güvenlikteki yerini çok iyi biliyoruz. Siber güvenlikte milli çözümler olmadığı müddetçe güvenli ve güvende olmamız mümkün değil. HAVELSAN, bu alanda yazılımlar üretiyor. Bu alanı ne kadar kendi yazılımlarımızla var edebiliriz, onun üzerine çalışıyoruz. Güvenlik duvarı, log analizi, veri sızıntısı önleme, siber tatbikat gibi milli ürünler geliştirilmeye devam ediyoruz. Şirketlere ve üniversitelere AR-GE desteği veriyoruz, yerli ve milli ürünler yapalım diye” diye konuştu.

Nesnelerin interneti

Nesnelerin internetinin gün geçtikçe hayatımıza daha fazla girdiğini belirten Doç. Dr. Özbilgin, “Nesnelerin interneti artık hayatımızın merkezinde. Nesnelerin internete bağlanması ile tehditlerin şekli değişti, hatta tehditlerin interneti bile diyebiliriz buna. Siber güvenlik burada ön plana çıkıyor. Savunmadan sağlığa, enerjiden ulaşıma her alanda nesnelerin interneti ve onun güvenliği çok önemli. Bu konuda da çalışmalar yürütüyoruz. Türkiye’de ve dünyada siber güvenlik alanında ciddi bir eleman açığı var. Ülkemizde 20 bin civarında siber güvenlik uzmanına ihtiyacımız var. Dünyada ise 2 milyon uzman eksiği var. HAVELSAN olarak nitelikli insan kaynağı konusuna çok önem veriyoruz. Bu nedenle üniversitelerle olan işbirliklerini hem projeler hem de yeni uzmanlar yetiştirmek adına çok önemsiyoruz. Ülkemizin dört bir yanındaki üniversitelerimizle çeşitli etkinliklerde buluşuyoruz” diyerek öğrencilere HAVELSAN’daki staj ve kariyer imkanlarıyla ilgili de bilgi verdi.

“%3’lük payın artırılması gerekiyor”

Bilgi Güvenliği Derneği Denetleme Kurulu Başkanı Mustafa Ünver ise Türkiye’de, 1,5 milyar dolarlık hacmi bulan siber güvenlik pazarının %97’sinin yabancıların elinde olduğunu hatırlattı. Bunun güvenlik açısından risklerinin yanı sıra mali boyutuna da dikkat çeken Ünver, “Türkiye, saldırıların hem hedefinde hem de saldırı için kullanılan bir ülke. Bankacılık sektöründe trojan saldırılarında hedef ülkeler arasında üçüncüyüz. Zararlı uygulama bulaşmış Android uygulamalar sıralamasında da 448 bin cihazla 5. sırada Türkiye var. Nesnelerin interneti, elektronik ortamdaki büyüme nedeniyle tehdit de artıyor ve güvenlik önlemini de almak gerekiyor. JP Morgan, 2017’de siber güvenlik pazarını 120 milyar dolar olarak ön görüyor. Türkiye siber güvenlik pazarının yüzde 97’si yabancıların elinde. Yaklaşık 1,5 milyar dolar siber güvenlik pazarımızda, Türkiye’nin aldığı pay yalnızca 45 milyon dolar. Dışarıya 1,45 milyar dolar aktarıyoruz. Bu pazara ciddi yatırım ve ürün geliştirmek lazım” dedi.

bilgigüvenliği

Siber güvenlik pazarının stratejik açıdan çok önemli bir pazar olduğunu vurgulayan Ünver, “Güvenlik açısından da ciddi tehdit, ancak fırsatlar da var tersinden bakarsak. Devletin ciddi anlamda desteklediği bu pazara yatırım yapmak ve ürün geliştirmek lazım. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımız bunlar için AR-GE fonları ayırdı, Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve 2016-2019 eylem planında da yer alıyor” diyerek yapılması gerekenleri anlattı.

 

 

Kaynak: www.iha.com.tr

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap