Dijital Hayat’ta Bu Hafta Gündemi Kaçırma Hastalığı “FOMO” Konuşuldu

Üsküdar Üniversitesi Rektörü/Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan , Dijital Hayat Programında Bilal Eren'in konuğu oldu.

31 Temmuz 2015

gundemi-kacirma-hastaligi

Her cuma TRT Radyo-1 de Teknoloji ve İnternet’in hayatımıza etkilerinin konuşulduğu, Bilal Eren’in sunumunu yaptığı Dijital Hayat programının bu hafta ki konuğu, Üsküdar Üniversitesi Rektörü/Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan oldu.

FOMO nedir?

“FOMO; Çevrim içi olmamaktan, İnternet’e girememekten ve Wifi çalışmamasından korkmak, İnternet ile bağlantı kuramamaktan korkma durumudur. FOMO hastalığı popüler psikolojide kullanılan tabirdir ve bütün dünyada da bu şekilde kabul edilmektedir” diyen Nevzat Tarhan,” Özellikle İnternet ile yakın temasta olanlarda bu korku görülmeye başladı ve herkesin ortak derdi oldu” dedi.

Kuşakların “x, y, z” olarak adlandırıldığı ve 2000 sonrası doğanların “z” kuşağı olduğunu ve daha çok bu kuşağın FOMO hastalığına yakalandığını belirten Tarhan, “Bilgisayar devriminin ortaya çıkardığı İnternet 93’te yaygın olarak kullanılmaya başlandı.” dedi

Küreselleşmenin getirdiği politik ve sosyolojik değişimle birlikte teknolojik bir değişim olduğunu, sanal ortamda iletişim kurabilmenin kolaylaştığını ve öngörülemez değişiklikler yaptığını söyleyen Tarhan,

“FOMO hastalık haline  geldi ve aile arasına girmeye başladı, insanlar artık evden çıktığı zaman cep telefonlarını unutunca eve geri dönüp telefonlarını alıyorlar” dedi.

“Kişi günlük yaşam aktivitesini bozuyorsa, tek ilgi alanı bu olduysa internet bağımlısıdır”

“İnternet hayatında merkezi role girdiyse , kişinin amaca yönelik kullanıp kullanmaması hayatının akışını değiştiriyorsa İnternet bağımlısıdır” diyen Tarhan, İnternet bağımlılığının kriterleri olduğunu, kişi wifi olmadığında öfkeli oluyorsa, randevusunu erteliyor ise planladığından fazla zaman geçiriyorsa,  İnternet’in hayatında merkezi role girdiğini  tıpkı madde bağımlılığı gibi dozunu aşıyorsa bağımlı olduğu söyleyen Tarhan, İnternet bağımlılığının davranışsal bir bağımlılık olduğunu belirtti.

İnternet Bağımlılığı Tedavi Edilebilir mi ?

 İnternet bağımlılığının tedavisinin mümkün olduğunu ve tedavinin kişinin rahatsızlığına göre yapıldığını belirten Üsküdar Üniversitesi Rektörü/Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan;

“1- Kişi bağımlılık yaptığını biliyorsa fakat günlük yaşamanı bozmuyorsa kabul edilebilir sınırlardadır.

2-İstemediği halde İnternet’te zaman geçiriyorsa ve bir çok işini aksatıp pişman oluyor ise tedaviye başlamayı düşünmeli.

3- İnternet;  evlilik bitmesi, iş yerine gitmemeyi sağlıyorsa bu klinik tedavi gerektirir. Bu aşama ise yatarak tedavi gerektirmektedir” dedi.

Kimi gençlerin okula gitmeyip 24 saat pc başında durarak kalp krizi geçirdiği vakaların mevcut olduğunu söyleyen Tarhan, tedavide ilk başta sosyal ve duygusal yoksun bırakmak, izole etmek görüştürmemek gerektiğini, ilk başta yoksun bıraktıklarını kişilerin bir süre sonra krize girdiğini daha sonra İnternetsiz de yaşanılabileceğini gördüklerini yöntemlerden birisininde ambivalans oluşturmak, diğer yöntemin ise zarar algısı oluşturmak olduğunu belirtti.

Ambivalans Oluşturmak Nedir?

Ambivalans oluşturmayı, yaptığı işi  sorgular hale gelebilmek, yaptığı iş doğrumu? değil mi? bunun gösterilmesi olduğunu söyleyen Tarhan, “zarar algısı oluşturma” da ise kişinin kaybedeceklerini ve kazanacaklarını anlamasını sağladıklarını belirtti.

“Kişiyi bir süre izole ediyoruz ve bir müddet sonra tedavi içerisinde İnternet kullanımını kısıtlıyoruz. İnternet bağımlılığı madde bağımlılığına göre daha kolay tedavi ediliyor. Kişinin farkına varabilmesi süreci kolaylaştırıyor ” diyen Tarhan tedavi sürecinde kişinin bağımlılığının farkına varmasının çok önemli olduğunu söyledi.

Bilgisayarın evin güvenli yeri değil açık kapısı olduğunu, sanal bir dünyada sahte kimlikler bulunduğunu İnternetin insanlara en büyük zararlarından birisinin yalanı doğallaştırması olduğununun altını çizen Üsküdar Üniversitesi Rektörü/Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan;

“İnsanlar İnternet’te kimliğini saklayıp olduğu gibi değil olmak istediği kişi gibi davranıyor, sanal ortam sosyolojik ve psikolojik sınırlarımızı bozdu. İnternet ile birbirine dokunmayan ve göz teması kurmayan ilişkiler ortaya çıktı. İnternet ile birlikte sosyal özürlü insanlar çoğalmaya başladı. Sosyal özürlü kişiler duygusal  bağ kuramıyor sohbet edemiyorlar. Bu durum özellikle gençlerde  yeni kuşakta yaygınlaştı” diyen Nevzat Tarhan, önemli olanın İnternet’i amaca uygun kullanılması olduğunun bir kez daha altını çizdi.

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap