Sosyal Medya ve Gençlik Üzerine

Gençler özellikle kariyerleri için sosyal medyaya önem vermelidirler. Sosyal medya şuan âdeta bir gizli CV vazifesi görmektedir.

7 Aralık 2014

Sosyal medya hayatımızdaki etkisini artırarak sürdüre dursun, üzerinde daha çok düşünmemiz gereken şeylerin başında gençlik ve sosyal medya ilişkisi gelmektedir. Bu ilişki yeni nesil için âdeta bir beşik kertmesi şeklindedir. İnternet ve sosyal medya ile doğuştan ilişkisi olan bir gençlikten bahsediyoruz. Bu gençlik, bilgisayara, akıllı telefona ve internete erişmekte zorlanmamakta ve her an sosyal medyayı hayatının canlı bir parçası olarak kullanmaktadır.

Sosyal medya denildiğinde akla ilk olarak Facebook ve Twitter gelmektedir. En popüler sosyal medya araçları Facebook ve Twitter olsa da sosyal medya çok geniş bir araç yelpazesine sahiptir. Bloglar, mikro bloglar, wikiler, video ve fotoğraf paylaşım ağları, konum servisleri, oyun ağları ve sanal dünyalar bu yelpazenin bölümleri olarak ifade edilebilir. Kullanıcı sayıları ve sundukları işlevler itibariyle de diğer araçlardan daha ön plana çıkan Facebook ve Twitter gençlerin de en sık kullandıkları ortamlardandır. Bugün Facebook 1.3 milyara yaklaşan kullanıcı sayısıyla neredeyse dünyanın en büyük ülkelerinin nüfusuyla yarışmaktadır. Twitter’da ise 640 milyon civarında kullanıcı var. Türkiye, Facebook kullanan ülkeler sıralamasında 36 milyona varan kullanıcı sayısı ile 7. sırada yer almaktadır. Twitter’a Türkiye’den katılan kullanıcıların sayısı ise yaklaşık 11 milyon civarındadır.

Facebook dikkate alındığında Türkiye’den katılan kullanıcıların %60 gibi büyük bir çoğunluğu 18-34 yaş aralığındadır. Ülkemizin genç ve dinamik nüfusunun büyük bir kısmı Facebook kullanmaktadır. Geleceğimizin mimarı olacak gençlerin sosyal medyayı nasıl kullandıkları, öncelikleri ve alışkanlıkları önemlidir. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen ve 15-29 yaş aralığını kapsayan Gençlik ve Sosyal Medya Araştırması dikkate değer sonuçlara ulaşmıştır.

Araştırma sonuçlarına göre;

• Araştırmaya katılan gençlerin %62’si evlerindeki diz üstü bilgisayarlardan, %50’si ise akıllı telefonlarından sosyal medyaya erişmektedirler.

• Gençlerin çoğu sosyal medyaya 7/24 boyunca birden fazla kez bağlanmakta ve üçte biri günde en az 3 saat vakit geçirmektedir.

• Facebook hemen hemen araştırmaya katılan tüm gençler tarafından kullanılmaktadır.

• Facebook’tan sonra gençlerin en sık kullandığı sosyal medya mecraları Youtube, Instagram gibi görsel paylaşım mecralarıdır.

• Katılımcıların en çok kullandıkları mecra sıralamasında Twitter üçüncü sırada gelmektedir.

• Gençlerin sosyal medyada en çok yorum yaptığı ilk üç konu sırasıyla günlük olay ve durumlar, müzik-film-dizi-tv yorumları ve toplumsal konu-olaylardır.

Gençler özellikle kariyerleri için sosyal medyaya önem vermelidirler. Sosyal medya şuan âdeta bir gizli CV vazifesi görmektedir. Bakmasını bilen için sosyal medya CV’lerden daha fazlasını söylemektedir. Gençlerin ne tür alışkanlıklara sahip oldukları, yetenekleri, iletişim becerileri, iyi bir takım arkadaşı olup olamayacakları paylaşımlarından, attıkları tweetlerden anlaşılmaktadır. Gençler sosyal medya hesaplarını talip oldukları iş ve mevkii için yeniden şekillendirmelidirler. Devir yalnızca iletişim devri değil, dijital iletişim devridir. Artık gençler dijital içerik üretmeyi, düzenlemeyi ve yayınlamayı bilmelidirler. Rekabette diğerlerinden birkaç adım önde olabilmek için birtakım becerilerini geliştirmelidirler.

Ormanda foto safariye çıkan iki arkadaşın peşine bir kaplan düşer. Arkadaşlardan bir tanesi hemen sırt çantasını indirir ve spor ayakkabılarını giymeye çalışır. Diğeri o arkadaşa “O ayakkabılarla kaplandan hızlı koşacağını mı zannediyorsun?” der. Spor ayakkabılarını giyen arkadaşın cevabı ise çok manidardır: “Kaplandan hızlı koşamam ama senden hızlı koşarım”.

Bu hikâyeden anlaşılması gereken asla “İdealleriniz ve hedefleriniz uğruna arkadaşlarınızı yolda bırakın ya da başkalarının omuzlarına basarak yükselin.” değildir.

Gençler aynı sıraları, aynı odaları paylaşabilirler fakat yarın aynı işe başvurduklarında rakip olarak değerlendirileceklerdir. En azından herhangi bir grafik düzenleme programına hâkim olmalıdırlar. Sosyal medyada hesap açmak, grup ya da sayfa oluşturmak ve dijital içerikleri belirli bir plan çerçevesinde yayınlamak konusunda bilgili olmalıdırlar.

Sosyal medyada yanlış ve bozulmuş bilgi yani dezenformasyon her an yaşanabilmektedir. Sorgulanmadan paylaşılan her içerik kısa bir sürede yüz binlere ulaşabilir ve insanları yanıltabilir. Özellikle gençlerin, karşılaştıkları içerikleri paylaşmadan, kendi takipçilerine ulaştırmadan önce sorgulamaları gerekir. Sahte hesaplardan gelen içerikleri ve doğru olduğuna emin olmadıkları bilgileri kesinlikle paylaşmamaları gerekir.

Sosyal medyadan tamamen kaçmak da sosyal medya selinin önüne kapılıp gitmek de doğru değil. Gençlik âdeta bir pergel gibi olmalı. Pergelin sabit ayağı millî ve manevi değerlerinde, diğer ayağı ise güncel hayatın gereklerinde, yani teknolojide, internette ve sosyal medyada olmalıdır. Mehmet Akif’in “Âsım’ın Nesli” dediği özlenen nesil, Necip Fazıl’ın “Bir Gençlik” diyerek seslendiği ideal gençlik sosyal medyanın önünde savrulup gitmez, sosyal medyayı davası ve idealleri uğrunda etkili bir araç olarak kullanır. Bu noktada biz eğitimcilere düşen ise sorgulayan, araştıran ve sosyal medyayı bilinçli kullanan bir gençlik yetişmesi için üzerimize düşen vazifeyi yapmaktır.

Öğr. Gör. Mustafa Bostancı

trtradyo1
Bizi Takip Edin

Bu habere yorum yap